Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, referandum çalışmalarını Başbakan Binali Yıldırım’la koordineli olarak götürdüklerini belirterek, “Hem Sayın Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ı kapsayan ziyaretlerinin dönüşünde, aralarında gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan’ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını cevapladı.
Anayasa referandumuyla ilgili kaç vilayete gitmeyi düşünüyorsunuz?
Geçen hafta biliyorsunuz Aksaray, onun öncesinde Mersin ziyaretlerimiz olmuştu. Cuma günü Kahramanmaraş’ın ardından, Cumartesi günü Elazığ-Malatya, Pazar da Adıyaman-Gaziantep ziyaretlerimiz olacak. Ayrıca yurtdışı ziyaretlerimiz var. Kampanyayı esas itibarıyla Sayın Başbakanla koordineli götürüyoruz inşallah. Yani 30 büyük şehrin tamamına gitmeyi hedefliyoruz. Hem Sayın Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz. İnşallah yurtdışı seyahatlerimiz de olacak. Almanya, Belçika, Hollanda, ayrıca belki İskandinav ülkelerinden bir tanesi olabilir.
Referandumdan ‘evet’ çıkarsa Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için bir hazırlığınız olacak mı?
Referandum hayırlısıyla ‘Evet’le neticelendikten sonra, bizim partiye kayıt olma imkânımız doğacaktır. Buna mâni bir hal yok. Partiye üye olma süreci başlayabilir. Bu tabii 2019’a yönelik bir geçiş sürecidir. Ve tabii oradaki başlıkların kamuyla başlatılması noktasında bu süreç önem arz etmektedir.
Herhangi bir anket var mı elinizde? Tecrübenizle havayı nasıl kokluyorsunuz?
Bu tür şeyleri söylemek bizlerden daha çok anketçilerin hakkı olsa gerek. Bunu ben söylersem yanlış olur.
Hayır diyecekleri terör örgütleriyle FETÖ ile aynı kefeye koymak bir baskı oluşturur mu?
“Kimlerin ‘Hayır’ dediğine elbette bakmak durumundayız. ‘Hayır’ diyenlerin safında kimler var? Mesela dağ, ‘Hayır’ diyor. Onların desteğiyle parlamentoya girmiş olan HDP de ‘Hayır’ diyor. Peki, Cumhuriyet Halk Partisi bunlarla beraber hareket etmiyor mu? Dolayısıyla şimdi burada bunlarla beraber hareket ettiklerine göre ben burada şerre rızanın şer olduğuna inanıyorum. Benim için evet ve hayır demenin arasındaki fark bu kadar açık net ortadadır. Hayır demekte hayır yoktur. Bunu söyleme hakkımız da var.
Referandum sonrasında 2019’a kadar bir takım düzenlemeler mi bekliyoruz?
Tabii ki kanuni düzenlemeler olacaktır. Yasal düzenlemeler sayesinde nerede ne gibi tıkanıklıklar varsa bunları çok daha rahat giderme imkânımız olacaktır. Mevcut hükûmet gereken adımları atacaktır. Çünkü Türkiye’nin artık sıçramaya ihtiyacı var. Ben bu konuda son derece umutluyum. Çünkü biz güvenli bir limanız. Güvenli liman olduğumuz için de bu insanlar da gelip ülkemizde yatırımlar yapıyorlar.
Kur daha da düşecek
Hükûmet, ekonomiyi canlandırmak için teşvikler, paketler hazırladı. Bunları nasıl değerlendirdiniz?
Atılan adımlar arasında özellikle Varlık Fonu çok büyük önem arz ediyor. Ama bunu o malum kafalar hazmedemedi. O kadar cahiller ki, tutup bunun bir özelleştirme olduğunu iddia ediyorlar. Varlık fonu ayrıca ortaklığa da girebiliyor. İkili ortalık, üçüncü ülkelerle farklı ortaklıklar suretiyle, gücünüze varlık fonuyla bir güç katıyorsunuz. Çeşitli imtiyazlar elde ediyorsunuz. Varlık fonu bu. Ama bunu anlayamıyorlar. Nitekim ilanı yapılır yapılmaz dolarda düşüş başladı; şu an 3.64’ü görmüş vaziyette. Ben inanıyorum ki 3.50’nin de altına düşecek. Niye? Girdiler de olacak onun için. Türkiye’ye girdiler durmayacak, bunu göreceğiz. Niye? Dedim ya, Türkiye ekonomik açıdan halen güvenli bir liman. Girdiler geldikçe kur düşecek. Büyümede de inşallah öyle korkulacak bir durum olmayacak.
Malumunuz, KHK’larla akademideki ihraçlar çok tartışma konusu oldu...
İşlenilen suçlardan dolayı eğer siyasetçi bedel ödüyorsa; ne bileyim çeşitli bürokratlar, teknokratlar bedel ödüyorlarsa, profesör, doçent veya doktor olanlar bedel ödemeyecekler mi? Kusura bakmasınlar, ülkemin bölünmesine yol açacak işler içindeyseler; FETÖ, PKK gibi terör örgütleriyle iltisaklıysalar, elbette bir bedel ödemek durumundadırlar. Gerekirse açığa alınıyorlar. Bundan dolayı kimse de rahatsız olmasın.
Almanya’da DİTİB imamlarına adeta ajan muamelesi yapıyorlar. Değerlendirmeniz nedir?
Yanlış yapıyorlar. DİTİB, Türkiye’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’yla ilintili bir kurumdur. Buranın imamlarına ajan muamelesi yapılmasının son derece tehlikeli ve kaygı verici olduğunu Merkel’e söyledim. ‘FETÖ isimlerini bize bildidikleri iddiasıyla kendilerine böyle bir muamele yapılıyormuş; kaldı ki bize o tür bir şey falan da bildirilmiş değil’ dedim. Biraz bunaldı o noktada. ‘Yanlış yoldasınız’ dedim. Konuyu araştıracaklarını söyledi. Almanya’ya gidince yeni Cumhurbaşkanı Sayın Steinmeier’le de bu meseleyi yüz yüze görüşeceğim.
Menbiç ve Rakka’da da bunu başarabiliriz
Güvenli bölgeler konusunda yeni ABD yönetiminden yeni bir yaklaşım bekliyor musunuz?
Güvenli bölge, biliyorsunuz, Sayın Trump’ın da kullandığı bir ifade. Ben bu düşünceyi, Sayın Obama döneminde dile getirmiştim. O günden itibaren de bu meselenin takipçisi oldum. Orada bir de milli güvenliği sağlamak için bir orduya ihtiyaç var. Bu ihtiyacı karşılanması için de biz uzun zamandır eğit-donat yapıyoruz. Özgür Suriye Ordusu bizim eğit-donat çalışmalarımızın eseridir. Özgür Suriye Ordusu, terörden arındırılan bölgelerde güvenliğin sağlanması açısından da çok önemli. Mesela Cerablus’ta şu an onlar var. Rai, Dabık, şimdi de El-Bab’a onlar yerleşecek. Menbiç’te de
Özgür Suriye Ordusu olmalı.
Bunu Sayın Trump’a da ifade ettim. PYD’yi, YPG’yi devreden çıkarmaları gerektiğini söyledim. ‘Rakka’nın DEAŞ’tan temizlenmesi işini bunlarla yapacaksanız, biz orada yer almayız. Sizin ne PYD’ye ihtiyacınız var, ne YPG’ye. Bu işi koalisyon güçleriyle beraber, pekâlâ hep birlikte yapabiliriz’ dedim. PYD-YPG’yle yapılacak bir çalışmanın Suriye’de bölünmeyi getireceğini belirttim. O da tüm bu dediklerimizi değerlendireceklerini söyledi.
Fırat Kalkanı Operasyonu’nda şehitlerimiz olmakla birlikte, 3 binin üzerinde DEAŞ’lı bertaraf edildi. DEAŞ, El-Bab’da çökme noktasına geldi. Kenti boşaltma noktasına gelmiş durumdalar. Menbiç’te de, Rakka’da da bu pekâlâ başarılabilir. Bu gerçekleştiğinde hava da farklı olacaktır. O bölgede, en az 4-5 bin kilometrekarelik bir alanda güvenli bölge oluşturulması lazım. Bunu Sayın Obama ile çok konuştuk. Ama PYD ve YPG ile çalışma ısrarından vazgeçmediği için bu adım atılamadı. Temenni ederim ki şimdi atarız.
Güvenli bölge, Fırat Kalkanı gibi konularda Rusya’nın bir itirazı var mı?
Yok. Rusya sadece El-Bab’ın daha güneyine ve batıya girmememizin iyi olacağını söylüyor.
18 Şubat 2017 Cumartesi
Şok !!! O İsim Survivor'dan Diskalifiye Edildi
Survivor 2017'nin herkes tarafından Kıbrıs finaline gidecek isimlerden biri olarak gördüğü ismin Survivor 2017'den ayrılacağını Acun Ilıcalı açıkladı. Survivor 2017 yeni bölüm tanıtımında yer alan bölümlere göre Survivor 2017'nin iddialı isimlerinden biri adadan ve arkadaşlarından ayrılıyor. Hangi yarışmacının hangi nedenle ayrılacağının bilinmediği Survivor 2017'de herşey bu akşam gerçekleştirilecek olan konseyle birlikte belli olacaktı.
Survivor 2017'de acil durum konseyi! Acun Ilıcalı kritik kararı açıkladı...
Eser West'in açlığa dayanamadı sebebiyle yarışmaya veda ettiği acil durum konseyinde açıkladı...
Survivor 2017'de acil durum konseyi! Acun Ilıcalı kritik kararı açıkladı...
Eser West'in açlığa dayanamadı sebebiyle yarışmaya veda ettiği acil durum konseyinde açıkladı...
Etiketler:
MAGAZİN,
SON DAKİKA
Yer:
İstanbul, Türkiye
17 Şubat 2017 Cuma
Ataşehir'de Kız Öğrenci Yurdunda Şok İddia
Ataşehir'de bir kız öğrenci yurdunda yaşayan 20 yaşındaki üniversite öğrencisi Banu Kuru, iddiaya göre aynı odada kaldığı arkadaşlarıyla tartıştı. Tartışmanın ardından geçtiğimiz salı günü sabah saatlerinde Banu Kuru kaldığı odanın penceresinden düştü. 4'üncü kattan aşağıya düşen Kuru ağır yaralandı. Genç kızın düştüğünü gören öğrenciler ve yurt görevlileri Kuru'yu yurdun yanında bulunan hastaneye kaldırdı. Durumunun ağır olduğu öğrenilen genç kız, Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde tedavi altına alındı. Üniversite öğrencisi Kuru'nun tedavisi devam ederken, genç kızın düşmediği, kendini pencereden aşağı attığı iddia edildi. Bir başka iddiaya göre ise genç kızı aralarında husumet bulunan oda arkadaşları tartışmanın ardından pencereden aşağıya attı.
Olayı öğrenen Banu Kuru'nun yakınları ise memleketleri Ordu'dan İstanbul'a geldi. Kuru'nun yakınlarının odada bulunan kızlardan şikayetçi olduğu öğrenildi. Hastanede açıklama yapan genç kızın ağabeyi ve aynı yurtta kaldığı kuzeni, Banu Kuru'nun intihara meyilli olmadığını, neşeli bir genç olduğunu ve talihsiz olay yaşanmadan bir gün öncesinde oldukça mutlu olduğunu söylediler. Banu Kuru'nun ağabeyi Umur Kuru hastane önünde yaptığı açıklamada, "Bundan 3 gün önce kız kardeşim kaldığı kız öğrenci yurdunun 4. katından düştü. Ondan öncesinde olay akşamında büyük ağabeyimle telefonda görüşüyor. Odadaki kız arkadaşıyla tartışma içinde olduğunu söylüyor. Tekrarında ağabeyim olaya müdahale etmek için yurdu arıyor. Güvenlik çıkıyor telefona. Daha sonra ağabeyim nöbetçi memurla konuşmak istiyor ama konuyla ilgilenmiyorlar. O akşam olay yatışıyor. Daha sonra yurt müdürü geldiğinde tutanak tutuyor ve kardeşim bu konuyla alakalı suçlu duruma düşüyor. 1 saat sonrasında da bu olay gerçekleşiyor. Olayda oda arkadaşıyla tartışırken diğeri de kapıyı kilitliyor. 1 saat sonra da yoğun bakıma kaldırıldığını öğreniyoruz" diye konuştu.
"Konuşmalarında hiç intihara meyilli cevaplar yoktu"
Genç kızın kuzeni Damla Kuru ise, "13 Şubat Pazartesi akşamı saat 08.30- 09.00 sıralarında Banu yanıma geldi ve oda arkadaşıyla bir taratışma yaşadığını söyledi. Böyle büyütülecek bir mesele değil dedi. Odada biraz sohbet ettik. "Ben memura anlatacağım Damla ne olur ne olmaz" diye dedi. Ben de "Yanında geleyim mi?" dedim, "Gerek yok senin gelmene" dedi. Banu'nun odasındaki kız yastığının altında bir avuç takı bulduğunu söyledi. Hırsızlık iddiası yani. Biz gayet normal bir şekilde saat 13.30-14.00'e kadar konuştuk eğlendik. Konuşmalarında hiç intihara meyilli cevaplar yoktu. Gayet mutluydu. Onların iddialarını hiç bilmiyorum. Banu'nun bu kızın daha önce eşyalarını kullandığını biliyorum. O kız da Banu'nun eşyalarını kullanıyordu. Ertesi sabah ben Banu'yu aradığımda telefona bakmadı. Daha sonra aradığımda telefonuna ulaşılamıyordu. Zaten burada bir kalabalık vardı. Ben direkt odasına çıktım. Orada olayda ismi geçen kıza ne olduğunu sordum. Bana Banu'nun kendini camdan aşağı attığını söyledi" şeklinde konuştu.
"Olay bana intiharmış gibi gelmedi"
Damla Kuru sözlerine şöyle devam etti:
"Tek temennimiz Banu iyileşir ve bize neler yaşandığını anlatır. Biz o gün için gezmeyi planlamıştık. O da çok iyi olur demişti. Ben sabah uyandığımda onu aradım telefonunu açmadı. Belki uyuyordur diye kahvaltı yaptıktan sonra tekrar aradım yine açmadı. En son aradığımda da ulaşamayınca odasına çıktım zaten. Banu neşeli, hayatı seven, yaşamının kıymetini bilen bir insandı. İntihara meyilli olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Olay bana intiharmış gibi gelmedi zaten."
Olayı öğrenen Banu Kuru'nun yakınları ise memleketleri Ordu'dan İstanbul'a geldi. Kuru'nun yakınlarının odada bulunan kızlardan şikayetçi olduğu öğrenildi. Hastanede açıklama yapan genç kızın ağabeyi ve aynı yurtta kaldığı kuzeni, Banu Kuru'nun intihara meyilli olmadığını, neşeli bir genç olduğunu ve talihsiz olay yaşanmadan bir gün öncesinde oldukça mutlu olduğunu söylediler. Banu Kuru'nun ağabeyi Umur Kuru hastane önünde yaptığı açıklamada, "Bundan 3 gün önce kız kardeşim kaldığı kız öğrenci yurdunun 4. katından düştü. Ondan öncesinde olay akşamında büyük ağabeyimle telefonda görüşüyor. Odadaki kız arkadaşıyla tartışma içinde olduğunu söylüyor. Tekrarında ağabeyim olaya müdahale etmek için yurdu arıyor. Güvenlik çıkıyor telefona. Daha sonra ağabeyim nöbetçi memurla konuşmak istiyor ama konuyla ilgilenmiyorlar. O akşam olay yatışıyor. Daha sonra yurt müdürü geldiğinde tutanak tutuyor ve kardeşim bu konuyla alakalı suçlu duruma düşüyor. 1 saat sonrasında da bu olay gerçekleşiyor. Olayda oda arkadaşıyla tartışırken diğeri de kapıyı kilitliyor. 1 saat sonra da yoğun bakıma kaldırıldığını öğreniyoruz" diye konuştu.
"Konuşmalarında hiç intihara meyilli cevaplar yoktu"
Genç kızın kuzeni Damla Kuru ise, "13 Şubat Pazartesi akşamı saat 08.30- 09.00 sıralarında Banu yanıma geldi ve oda arkadaşıyla bir taratışma yaşadığını söyledi. Böyle büyütülecek bir mesele değil dedi. Odada biraz sohbet ettik. "Ben memura anlatacağım Damla ne olur ne olmaz" diye dedi. Ben de "Yanında geleyim mi?" dedim, "Gerek yok senin gelmene" dedi. Banu'nun odasındaki kız yastığının altında bir avuç takı bulduğunu söyledi. Hırsızlık iddiası yani. Biz gayet normal bir şekilde saat 13.30-14.00'e kadar konuştuk eğlendik. Konuşmalarında hiç intihara meyilli cevaplar yoktu. Gayet mutluydu. Onların iddialarını hiç bilmiyorum. Banu'nun bu kızın daha önce eşyalarını kullandığını biliyorum. O kız da Banu'nun eşyalarını kullanıyordu. Ertesi sabah ben Banu'yu aradığımda telefona bakmadı. Daha sonra aradığımda telefonuna ulaşılamıyordu. Zaten burada bir kalabalık vardı. Ben direkt odasına çıktım. Orada olayda ismi geçen kıza ne olduğunu sordum. Bana Banu'nun kendini camdan aşağı attığını söyledi" şeklinde konuştu.
"Olay bana intiharmış gibi gelmedi"
Damla Kuru sözlerine şöyle devam etti:
"Tek temennimiz Banu iyileşir ve bize neler yaşandığını anlatır. Biz o gün için gezmeyi planlamıştık. O da çok iyi olur demişti. Ben sabah uyandığımda onu aradım telefonunu açmadı. Belki uyuyordur diye kahvaltı yaptıktan sonra tekrar aradım yine açmadı. En son aradığımda da ulaşamayınca odasına çıktım zaten. Banu neşeli, hayatı seven, yaşamının kıymetini bilen bir insandı. İntihara meyilli olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. Olay bana intiharmış gibi gelmedi zaten."
Etiketler:
GÜNCEL,
SON DAKİKA
Yer:
İstanbul, Türkiye
Oral Seks Hakkında Bilmedikleriniz? Zararları Nelerdir ?
Ağız içi sinir uçları bakımından oldukça zengindir. Ağızla başlayıp ağızla boşaltılırsa oral seks, gerek yapana gerekse yapılana büyük haz verir. Bu nedenle çiftlerin vazgeçemediği bir tutkudur.
Oral seks nedir ?
Oral seks bir sanattır. Cinsel organların ağız yoluyla uyarılması ve yalanması şeklinde yapılan son derece doğal, bilimsel olarak tarif edilmiş ve kabul görmüş bir seks tekniğidir.
Oral seksin faydaları
*Gebeliğe neden olmaz.
*Bakireliğe zarar vermez.
*Cinsel haz verir.
Oral seksin sakıncaları
*Hem cinsel organlar hem de ağız mikrop almak için uygun bölgeler olduğu için cinsel organların özel salgılarında cinsel yolla bulaşan hastalıkların mikropları hastalık yapabilir. Özellikle ağızdaki yaralar, iltihaplı diş etleri ve dişler mikropların kana ulaşması için daha uygun ortamlar yaratabilir.
*Oral seks yapılan kadınlar ve erkekler cinsel birleşme sırasında daha geç ve güç orgazm olurlar.
Oral seks hakkında bilinmeyenler
*Gerekli temizliğe dikkat ettikten sonra oral seks iğrenç olarak yorumlanmamalıdır.
*Çiftler düzenli oral seks yaparak birbirlerine daha fazla zevk veren pozisyonları bulup geliştirebilirler.
*Kadının erkek cinsel organlarını ağzıyla uyarması, yalaması veya öpmesi anlamına gelen “fellatio” kelimesi emmek fiilinden türemiştir.
*Erkeğin kadın cinsel organını ağzıyla uyarması veya yalaması anlamına gelen “cunnilingus” kelimesi de vajen dudaklarını yalamak fiilinden türemiştir.
*Kadının erkeğe oral seks yapması “saksafon çalmak” olarak argoda isimlendirilir.
*Oral seks kesinlikle bir cinsel anomali veya sapıklık değildir
*Erkeğin özellikle penis başı öpmeye, yalanmaya veya emilmeye çok duyarlıdır. Kadının ise özellikle klitorisi öpmeye, yalamaya ve emmeye aşırı derecede duyarlıdır.
*Oral seks sırasında dikkat edilmesi gereken dişlerinin penise veya vajene acı veya zarar vermemesidir.
*Erkeğin erken boşaldığı durumlarda veya penisin sertliğini kaybedip ilişkiye devam edemediği zamanlarda kadını oral seks yaparak boşaltabilir.
*Vajene bir şey sokulmadan yapılan oral seks bakirelerde kızlık zarına zarar vermez.
*Erken doğum ve düşük riski bulunmayan ve cinsel heyecanın jinekologlar tarafından yasaklandığı özel bir durum yoksa her aydaki gebe kadına oral seks yapılabilir.
*Oral sekste kesinlikle yeterli temizlik olmalıdır. Oral seks öncesi vajen içinin sabunla yıkanması vajende yanma yapar, vajene zarar verebilir veya kayganlaşmayı zorlaştırır. Fakat gün boyu cinsel organlar kapalı ve havasız sayılabilecek bir ortamda oldukları için bol su ve vajene kaçırmamak kaydıyla sabunla yıkanmalıdırlar.
*Oral seks yaparken vajene hava üflemek kadına ağrı veya acı verebilir.
*Oral seks sırasında kadın erkeğin spermlerini yutabilir. Bu şekilde hamile kalınmaz. Ayrıca erkekler bundan inanılmaz derecede psikolojik bir haz duyarlar.
*Oral seks sırasında vajenden salgılanan sıvılar normalde zararsızdır
mikrop taşımaz. Bu sıvıları erkeğin yutmasının bir sakıncası yoktur.*Oral seks karşılıklı istekle ve zorlamadan yapılırsa haz verir.
*Karşılıklı yapılan oral seks halk arasında “69 pozisyonu” olarak adlandırılır.
*Kadın adetliyken oral seks yapılmamalıdır. Çünkü erkek bundan rahatsız olabilir. Fakat adet sırasında yapılan oral seksin rahatsız edici koku haricinde hijyenik anlamda kadına ve erkeğe bir zararı yoktur. ( Kadının kendine has, erkeklere çekici ve cinsel uyarıcı gelen vajen kokusuna “kasolet” denir. )
*Oral seks sırasında ağızdaki ufak yaralardan kan yoluyla hastalık bulaşma olasılığı vardır. Yutulan spermler ile cinsel yolla bulaşan çeşitli hastalıklar ve özellikle de HIV virüsünü kapma olasılığı vardır.
Etiketler:
CİNSEL SAĞLIK
Yer:
İstanbul, Türkiye
16 Şubat 2017 Perşembe
Hulusi Akar: 'Gözümüz Aydın, El Bab Operasyonu Bitti'
Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, El Bab müjdesini Katar’da verdi. “Gözümüz aydın, El Bab operasyonu bitti” diyen Akar, bölgede arama tarama ve temizlik yapıldığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Körfez ülkelerindeki gezisine katılan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, dün Katar'ın başkenti Doha'da bir grup gazete temsilcisiyle kısa bir sohbet yaptı. Sohbette Suriye'nin kuzeyinde devam eden TSK birlikleri ile ÖSO'nun birlikte yürüttüğü El Bab operasyonu ile ilgili gelişmeleri anlatan Genelkurmay Başkanı Akar, iki büyük bombalı tuzağın imha edildiğini, şu anda bölgede temizlik yapıldığını da sözlerine ekledi.
194 HEDEF VURULDU
24 Ağustos 2016'da başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 176'ncı gününe ilişkin açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı ise bölgeye yönelik sabah saatlerinde yapılan harekatta 194 hedefe atış yapıldığını duyurdu. Açıklamada, "Hava kuvvetlerine ait uçaklar tarafından da 30 hedefin vurulduğu, 17 DEAŞ mensubu teröristin etkisiz hale getirildiği" bilgisi verildi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Körfez ülkelerindeki gezisine katılan Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, dün Katar'ın başkenti Doha'da bir grup gazete temsilcisiyle kısa bir sohbet yaptı. Sohbette Suriye'nin kuzeyinde devam eden TSK birlikleri ile ÖSO'nun birlikte yürüttüğü El Bab operasyonu ile ilgili gelişmeleri anlatan Genelkurmay Başkanı Akar, iki büyük bombalı tuzağın imha edildiğini, şu anda bölgede temizlik yapıldığını da sözlerine ekledi.
194 HEDEF VURULDU
24 Ağustos 2016'da başlatılan Fırat Kalkanı Harekâtı'nın 176'ncı gününe ilişkin açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı ise bölgeye yönelik sabah saatlerinde yapılan harekatta 194 hedefe atış yapıldığını duyurdu. Açıklamada, "Hava kuvvetlerine ait uçaklar tarafından da 30 hedefin vurulduğu, 17 DEAŞ mensubu teröristin etkisiz hale getirildiği" bilgisi verildi
Etiketler:
ASAYİŞ,
SON DAKİKA
Yer:
İstanbul, Türkiye
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
En Çok Okunanlar
-
Valilik tarafından yapılan açıklamada, "İl Jandarma Komutanlığı görevlilerimizce bölücü terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesi...
-
NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutan Yardımcısı General Bradshaw ' Rusya'nın söz konusu eylemlerinin" askeri adımlar atılması...
-
"Yeryüzünde 45 Müslüman ülke var. Bu Müslüman ülkelerden hiçbiri son 200 senede herhangi Hristiyan bir ülkeye saldırmadı. Askerî sald...
-
Dün hayatını kaybeden Rusya'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin, son 3 ayda hayatını kaybeden 5'inci Rus diplo...
-
Arap işadamı Muhammet Abdülhamit El Kattan ile Türkiye'deki yatırım ortağı Burçin Şahin, yapmayı planladıkları yatırımları görüşmek üz...
-
Tartışmalara ve çok sayıda protestoya neden olan İBB’nin Sarıyer Kısırkaya Hayvan Barınağı hakkında Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme ...
-
Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliği düştü. TBMM Genel Kurulunda Figen Yüksekdağ'ın ...
-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu onayladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, A...
-
Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili yaptığı açıklamada, "Birliklerimiz El Bab'ın merkezine gir...
-
Psikoterapist/Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, "Bilişim çağında olduğumuz düşünüldüğünde ihtiyacımız olan ...





