EKONOMİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EKONOMİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2019 Perşembe

Vergi İndirimlerindeki 3 Aylık Uzatma Negatif Gidişatı Pozitife Çevirecek

Otomotiv sektörü, ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha uzatılması yönündeki kararla yıla olumlu bir başlangıç yaptı. 2018 yılını sektörün 621 bine yaklaşan satış rakamıyla kapadığını söyleyen ASF Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan, bu uzatma kararının sektörün negatif beklentisini pozitife çevirdiğini belirtti.

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv sektörü, 2019 yılının ilk günü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha uzatıldığını açıklamasıyla rahat nefes aldı. 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 35 daralan otomotiv sektörünün, indirimlerle pozitif yönde ilerlemesi öngörülüyor.Otomotiv sektörü, ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha uzatılması yönündeki
kararla yıla olumlu bir başlangıç yaptı. 2018 yılını sektörün 621 bine yaklaşan
satış rakamıyla kapadığını söyleyen ASF Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Fırat
Fidan, bu uzatma kararının sektörün negatif beklentisini pozitife çevirdiğini

belirtti.

Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan otomotiv sektörü, 2019 yılının ilk
günü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ÖTV ve KDV indirimlerinin 3 ay daha uzatıldığını
açıklamasıyla rahat nefes aldı. 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 35 daralan otomotiv
sektörünün, indirimlerle pozitif yönde ilerlemesi öngörülüyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2018’in son iki ayında bir takım vergi indirimlerini içeren yasal
düzenlemeler ile binek otomobilde ÖTV'yi 15 puan indirirken, hafif ticari araçlardaki KDV
oranının yüzde 18'den 1'e düşürülmesini kararlaştırmıştı. Bu karar yine Bakanlık tarafından
31 Mart 2019 tarihine kadar uzatılırken, bir başka karar ile de motosikletlere vergi indirimi
getirildi.
2 AYLIK TEŞVİK SATIŞ RAKAMLARINA OLUMLU YANSIDI
Otomotiv sektörünün dinamik bir yapıya sahip olduğunu, pozitif veya negatif her değişime
anında reaksiyon verdiğini söyleyen ASF Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Fırat Fidan,
“Otomotiv sektörü adaptasyonunu hızla tamamlar ve devlet teşvikleri ile önlemlerini alabilir.
Yılın ikinci yarısında yaşanan döviz ve kur dalgalanmaları nedeniyle 400-450 bin bandında
satış beklenirken, ÖTV ve KDV indirimleri gibi devlet teşvikleri sayesinde yılın son 2 ayında
satış adetlerimiz arttı. 2018 yılını sektör olarak 620 bin 937 satış rakamıyla kapattık. Ancak
burada gözden kaçırılmaması gereken nokta otomobil ve hafif ticari araç pazarının bir önceki
yıla göre %35,1 daralma yaşadığıdır” dedi.
TEŞVİKLERİN ÜRETİM VE İSTİHDAMA POZİTİF ETKİSİ OLACAKTIR
Kasım ayının başında devreye alınan ÖTV ve KDV indiriminin otomotiv sektöründe pozitif etki
yaratarak pazarın ve sektörün negatif etkilenmesinin önüne geçtiğini vurgulayan Fidan,
“Alınan bu isabetli kararların 2019 yılının ilk 3 ayında da devam edecek olmasını sektörün
tamamına üretim ve istihdam sürekliliği konularında pozitif etki yaratacak bir gelişme olarak
görüyoruz. Aynı şekilde yeni araç almayı düşünenler için de fırsatların hala devam ettiğinin
müjdesini verebiliriz” şeklinde konuştu.
OPERASYONEL ARAÇ KİRALAMA SEKTÖRÜNE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞMELİ
Fidan, vergi indirimlerinin otomobil satışlarını olumlu yönde etkilediğinin altını çizerken, ne
yazık ki bu kararın durma noktasına gelen operasyonel kiralama sektörüne gerekli hareketi
getiremediğine dikkat çekti. Teşviklere rağmen finans kurumlarının, operasyonel kiralama
sektörünü hala riskli gördüğünü kaydeden Fidan, bu bakış açısının değişmesi ve faizlerin de
düşmesiyle sektörün pozitif yönde ivme kazanabileceğine vurgu yaptı. Fidan, otomotiv

Basın Bülteni

pazarının yeniden toparlanması ve hafif ticari araç kiralanabilmesi için düzenleme yapılması
gerektiğini ifade ederek, “Bu düzenleme sadece operasyonel araç kiralama sektörünü değil,
yerli üretimin yoğun olduğu hafif ticari araç pazarını da olumlu etkileyecektir. 2018 yılı içinde
hafif ticari araç pazarı bir önceki yıla göre toplam 134 bin 616 adet ile yüzde 42,3 azaldı. Son
9 yılda yüzde 260 büyüyen kiralama araç parkı 2017 yılında 365 bin adet iken, 2018 yılında
yaklaşık 340 bin seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu süreç 2019 yılı sonrasında artış trendine
girerek 400 bin seviyelerine çıkabilir” şeklinde konuştu.
2019 İKİNCİ EL YILI OLACAK
31 Mart 2019’da yapılması planlanan yerel seçimler nedeniyle bazı alımların
ertelenebileceğini sözlerine ekleyen Fidan, “Ekonomi için de 2019 yılının dengeleme yılı
olacağını düşünüyorum. Bu doğrultuda beklentilerimizi çok yukarıya çekmeden mevcut
pozisyonlarımızı koruyarak ilerlemek doğru olacaktır. Bunun yanı sıra turizm sektöründe bu
yıl ciddi bir büyüme beklentisi söz konusu. Bu büyümenin otomotiv sektörüne özellikle yaz
döneminde belli bir oranda pozitif etkisi görülecektir. Genel anlamda 2019 yılını otomobil
sektörü açısından ikinci el yılı olarak görebiliriz” dedi.

25 Aralık 2018 Salı

Asgari Ücret Zammı Belli Oldu. 2019 Asgari Ücret Ne Kadar?

Milyonlarca kişinin heyecanla beklediği gün geldi, çattı. Komisyon net rakamı belirlemek için bugün son kez toplandı. Türkiye'nin gözü, kulağı Asgari Ücret Tespit Komisyonu sonrası açıklanacak olan asgari ücret zammındaydı. Son dakika gelişmelerine göre, saatler 10:00’ı gösterdiğinde ‘Asgari ücret ne kadar oldu’ sorusunun yanıtı açıklandı. Geçtiğimiz günlerde yapılan toplantıda TÜİK verileri açıklanmıştı. Peki, Ocak 2019’da Asgari ücret zammı ne kadar, kaç TL oldu? İşte tüm ayrıntılar...

Asgari Ücret Tespit Komisyonu dördüncü ve son toplantısını yaptı. Yeni asgari ücret belli oldu. 2019'da uygulanacak asgari ücret net 2 bin 20 TL, brüt ücret 2 bin 558 TL oldu. Rakamların oybirliği ile belirlendiği açıklandı.

Artış Oranı % 26

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nu oluşturan işçi, işveren ve bakanlık heyetleri bugün saat 10:00'da son kez bir araya geldi. Son görüşmenin ardından 2019’da geçerli olacak asgari ücret, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından açıklandı. Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, 2019'da uygulanacak asgari ücretin net 2 bin 20 TL olduğunu duyurdu. Geçtiğimiz yıl net asgari ücret 1.603 TL olarak belirlenmişti. Buna göre asgari ücrette artış yüzde 26 oldu. Bakan Selçuk asgari ücret kararının komisyonda oybirliği ile alındığını söyledi. Asgari ücrete yüzde 26 artış yapıldığını kaydeden Selçuk "Asgari ücreti enflasyona ezdirmedik" dedi.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ise "Bu ücret mükemmel bir ücret değil" açıklamasında bulundu.


İLK TOPLANTI 6 ARALIK'TA YAPILMIŞTI

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısı 6 Aralık'ta Aile, Çalışma Ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk başkanlığında Bakanlığın Reşat Moralı Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. İkinci toplantı 13 Aralık'ta Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonunun (TİSK) ev sahipliğinde yapıldı. Doğrudan 7 milyona yakın çalışanı ilgilendiren asgari ücret için üçüncü toplantı 20 Aralık'ta Türk-İş'in ev sahipliğinde yapıldı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu son olarak 20 Aralık'ta toplandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bir işçinin asgari geçim geçim rakamını sundu. TÜİK'in raporuna göre, bir işçinin aylık geçim ücreti 2 bin 213 TL. Geçen yıl TÜİK'in asgari geçim ücreti 1.893 TL seviyesindeydi.

BAKAN SELÇUK: ASGARİ ÜCRET NET 2 BİN 20 TL

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, "Asgari Ücret Tespit Komisyonunun nihai kararına göre 1 Ocak 2019’dan itibaren geçerli olacak asgari ücret, brüt 2 bin 558 Türk lirası, net 2 bin 20 Türk lirası olarak belirlenmiştir. Böylelikle, geçen yıla kıyasla net asgari ücret yüzde 26,05 artmıştır." dedi. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ev sahipliğinde toplandı.

Bakan Selçuk, asgari ücretin, işçilerin, işverenlerin ve hükümetin 5'er üye ile temsil edildiği toplam 15 üyeden müteşekkil bağımsız bir komisyonca tespit edildiğini bildirdi. Bakan Selçuk, işçi ve işveren sendikalarının temsilcilerinin görüşleri ve taleplerinin, Hazine ve Maliye Bakanlığının, Ticaret Bakanlığının ve Türkiye İstatistik Kurumunun değerlendirmeleri ve ayrıca ulusal ve küresel ekonomik hedeflerin ışığında bugüne gelindiğini aktardı.

"BU KARAR ASGARİ ÜCRET TESPİT KOMİYONUNUN OY BİRLİĞİYLE ALINMIŞTIR"


Bakan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun nihai kararına göre 1 Ocak 2019'dan itibaren geçerli olacak asgari ücret, brüt 2 bin 558 Türk lirası, net 2 bin 20 Türk lirası olarak belirlenmiştir. Böylelikle, geçen yıla kıyasla net asgari ücret yüzde 26,05 artmıştır. Mevcut enflasyon oranının üzerinde bir artış sağlayarak 10 Ekim'de enflasyonla topyekün mücadele programında, işçimizi enflasyona ezdirmeyeceğimize dair verdiğimiz sözü de tutmuş olduk. Bu karar, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun oy birliğiyle alınmıştır."

Hükümetleri döneminde asgari ücrette oy birliği üç defa sağlandığını hatırlatan Zehra Zümrüt Selçuk, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişten sonraki bu ilk asgari ücretin oy birliği sağlanmış olması da söz konusu Türkiye olduğunda aynı milletin evlatları olarak işçimizin ve işverenimizin ortak payda da buluşabileceğinin bir göstergesi oldu. Açıklanan rakam bekar ve çocuksuz bir işçimiz için geçerli olup, üç çocuklu evli bir işçimiz için bu rakam 2 bin 155 liraya ulaşmaktadır." diye konuştu.

Bakan Selçuk, tespit edilen asgari ücretin başta çalışanlar ve işverenler olmak üzere toplumun tüm kesimlerine hayırlı olmasını temenni etti.

TÜRK-İŞ Başkanı Atalay;

Toplantıya bu yıl TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay da katıldı. Rakama ilişkin değerlendirme yapan Atalay, "98 gün evvel Malatya’da asgari ücreti 2 bin TL’ye çekelim komisyon görüşlerini belirtsin dedik. TÜRK-İş ilk defa komisyon dışında. Bizim bir eşiğimiz vardı 2 bin TL’yi aşma eşiği. Hedefimiz insanca yaşamak için bir ücret. Bu ücret mükemmel değil ancak güzel bir ücret. Bu arada başımıza gelmeyen kalmadı. TÜRK-İŞ Başkanı sokağa davet ediyor. Ne yapacağım ben plaja mı davet edeceğim? Sıkıntım olduğu zaman kırmadan dökmeden derdimi anlatacağım. Bakanımız uzlaşı içinde bizimle görüştü. Yüzde 100'ü belki mutlu etmedik ama yüzde 80 mutlu ettiğimizi umut ediyorum" diye konuştu. 



TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç;

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç, yeni asgari ücret rakamıyla ilgili, "Beklentilerimizin üzerinde olduğunu ifade etmek istiyorum. İlk toplantıdan itibaren hedef enflasyonla birlikte 2019 Yeni Ekonomik Program'da olan hedeflerin dikkate alınmasını talep etmiştik. Bunlar taleplerimizin üzerinde oldu." dedi.


20 Aralık 2018 Perşembe

Çalışanlar Dikkat Tazminatınızı Kaybedebilirsiniz

20 yıllık bir çalışan, işverenine ihtarname çekerken usulüne uygun davranmadığı ve alacaklarını tek tek yazmadığı için tazminat hakkını kaybetti. İhtarnamede talep edilen tutarı aşan prime ilişkin yerel mahkeme kararı da Yargıtay'dan döndü.

İşten atılan veya ayrılmak isteyen işçi, alacaklarına ilişkin işverene ihtarname çekerken hukuki yardım almalı. İhtarnamede belirtilen beyanlar bağlayıcı olduğu için kimi durumlarda işçinin aleyhine sonuç doğurabiliyor. Bunun bedeli de bazen 20 yıllık emeğin karşılığı kıdem tazminatı olabiliyor.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 10 Nisan 2018 tarihinde verdiği 2015/24623 Esas ve 2018/8335 sayılı kararı, bu konuda tüm çalışanlar açısından uyarıcı nitelikte. Karar konusu dava, işveren tarafından iş akdi feshedilen işçi tarafından açıldı.

129 Bin Lira Ödenmesi Kararlaştırıldı

1993-2013 yılları arasında 20 yıl çalıştığı iş yerinden atılan işçi, alacaklarının ödenmesi için noterden ihtarname çekti. İhtarnamenin "Talep konusu" kısmında "Kullandırılmayan son 5 yıllık izin ücretlerimin ödenmesi talepli ihtarımdır" diyen işçi, ihtarnamenin içeriğinde ise 20 yıllık çalışmasının karşılığını oluşturan kıdem tazminatının ödenmediğini belirtti ancak talepleri arasında saymadı. İşçi, 2010 yılından beri ödenmeyen 40 bin lira primi bulunduğunu belirterek, bunu da talep etti.


Yerel mahkeme, kıdem tazminatı talebini kabul ederken, kullanılmadığı belirtilen izin süresini takdiren yarıya indirdi. Ödenmeyen prim alacaklarına karşılık da 129 bin lira ödenmesini kararlaştırdı.

Beyan Edilenler Bağlayıcı Olmalı

Yargıtay kararında, davacı işçinin, iş akdinin feshinin ardından işverene gönderdiği ihtarnamenin "Talep konusu" kısmında "Kullandırılmayan son 5 yıllık izin ücretlerimin ödenmesi talepli ihtarımdır" şeklinde açıklama yaptığı belirtildi. İhtarnamenin içeriğinde ise "… 20 yıllık çalışmamın karşılığını oluşturan kıdem tazminatı ve son 5 yıllık izin ücretim tarafıma ödenmemiştir… Beş yıllık ücretli izin alacağımın tarafıma ödenmesi…" denildiği kaydedildi. Yargıtay kararında, davacının açık ve kesin bu beyanlarının kendisini bağladığı, bu durumda yerel mahkemenin sadece kullanılmayan izin parası talebini dikkate alması gerektiği belirtildi.

Habertürk'ün haberine göre; Yargıtay, davacı işçi ihtarnamede 2010 yılından beri ödenmeyen 40 bin lira primi bulunduğunu ifade etmesine karşın, yerel mahkemenin 129 bin lira prime hükmetmesini de hukuka aykırı buldu. Yargıtay, davacının bakiye prim alacağının 40 bin lira olduğuna ilişkin beyanının kendisini bağladığını, yerel mahkemenin daha yüksek miktarda prim ödenmesi kararının hatalı olduğunu vurguladı.

Yargıtay ayrıca, yıllık ücretli izin alacağının takdiri indirime tabi bir alacak kalemi olmadığını, bu alacağa indirim uygulanmasının hatalı olduğunu belirtti, ancak davacı bu noktada temyizde bulunmadığı için bu hususu bozma sebebi yapmadı.

Kıdem Tazminatı Yazısı Önce İşverene Sunulmalı

Yargıtay kararına konu bir başka davada ise işçi işverene ihtar çekerek, "şahsi nedenlerle" bir aylık ihbar süresinin bitiminde işten ayrılacağını bildirdi. İşçi, istifa dilekçesini verdikten bir hafta sonra Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) yaş dışındaki emeklilik koşullarını yerine getirdiği için kıdem tazminatı alabileceğine dair yazı alarak işverene sundu. İşveren kıdem tazminatını ödemezken, yerel mahkeme bu yazıya dayanarak kıdem tazminatı ödenmesine hükmetti. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin ilk fesih dilekçesinde şahsi nedenleri gerekçe gösterdiğini, "fesih sebebi ile bağlılık ilkesi" gereği fesih sebebini daha sonra değiştirmesinin mümkün olmadığını kararlaştırdı. Yargıtay, bu gerekçeyle yerel mahkeme kararını bozdu.

Daha önce verilen çeşitli Yargıtay kararlarında da kıdem tazminatı yazısının iş akdi feshedilmeden işverene sunulması gerektiği vurgulandı.

23 Nisan 2017 Pazar

Doğal Şifa Kaynağı Ama Fiyatları Dudak Uçuklatıyor

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde manav tezgahlarında yerini alan kuzu göbeği mantarının kilosu 150 TL’den, tanesi ise 30 liradan alıcı buluyor.
Kazdağları'ndan toplanan kuzu göbeği mantarı Çanakkale’de pazarda ve manav tezgahlarında satılıyor. Fiyatı dudak uçuklatan bu mantarın kilosu 150 TL’den alıcı buluyor. 
Çin tıbbında şifa kaynağı bitkiler arasında yer alan, bağırsak ve mide hastalıklarını tedavi amaçlı olarak kullanılan kuzu göbeği mantarı doğal antibiyotik kaynağı olarak da biliniyor. Ayvacık’ta 20 yıldır manavlık yapan Hilmi Çelik, aynı zamanda ormanlık alanlarda kuzu göbeği mantarı da topladığını ifade ederek, “Her yıl ben kuzu göbeği mantarı topluyorum. Bu yıl bu büyüklükte mantarları ilk defa topladım. Tanesi 200 gram civarında geliyor. Kilosunu 150 TL’den satıyorum. Tanesini de 30 liradan satıyorum” dedi.

29 Mart 2017 Çarşamba

Emeklilere İkramiye Ödemelerinde Son Dakika Gelişmesi

Emeklilere ödenmeye başlanan ek ikramiyelerde üst sınır 34 bine kadar çıkıyor. En uç örnekle; 40 yıl üzerinden hizmeti olan ve Ocak 2014'te 7600 ek göstergeyle emekli olan memurun eline 34.074 TL ikramiye farkı geçecek.

30 yılın üzerinde hizmeti olup 7 Ocak 2015 tarihinden önce emekli olan ve ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan memur emeklileri için Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası süreç başlamıştı.

SGK ikramiye farkları için hesaplamaları yaptı ve başvurularını yapan kişilere ödemeler yapılmaya başlandı. Memur emeklilerinin ikramiyeleri hesaplanırken 30 yıllık üst sınır söz konusuydu.


Anayasa Mahkemesi bu üst sınırı kaldırdı ve 7 Ocak 2015'ten sonra emekli olan memurlara ikramiyeleri hizmet yıllarının tamamı üzerinden ödendi. 7 Ocak 2015 öncesi emekli olan ve 30 yılın üzerinde hizmeti olmasına rağmen ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan memurlar için ise ikramiye farkı ödenmesi gerekliliği söz konusu oldu.

40 YILI AŞANLAR

7 Ocak 2015 öncesinde emekli olan ve 30 yılın üzerinde hizmeti bulunan memurların ikramiye farklarının ne kadar olacağı, emekli olunan tarihe ve 30 yılın üzerindeki hizmet süresinin ne kadar olduğuna göre değişiyor. İkramiye farkı hesaplanırken memurun emekli olduğu tarihteki derece ve kademesi de çok önemli. Bütün bunlar ikramiye farkını etkileyen hususlar.

1 Temmuz 1997'de 7600 ek göstergeyle emekli olan bir memur 30 yılın üzerindeki her bir yıl için 102,94 TL fark alacakken, 1 Ocak 2014'te 7600 ek göstergeyle emekli olmuş memur 3.407,42 TL fark alacak. Dolayısıyla 40 yıl üzerinden hizmeti olan ve 2014 yılının Ocak ayında 7600 ek göstergeyle emekli olan memurun eline 34.074 TL ikramiye farkı geçecek. Bu da emeklilerin hayatlarını bir nebze olsun güzelleştirecek bir miktar.

100 TL'NİN ALTINDA KALMAZ

Emekli olunan tarih ne kadar eski ise ikramiye farkı o kadar azalıyor. TL'den altı sıfır atılması nedeniyle özellikle 1997 öncesinde emekli olan kişiler için ikramiye farkları düşük miktarlarda kalıyor. Bunun önlenmesi amacıyla her yıl için 50 TL’nin altında ve toplam 100 TL’nin altında ikramiye farkı ödenmemesi kararlaştırıldı.

Bu sayede 1 Ocak 1995 tarihinde 7600 ek gösterge 33 yıllık hizmetiyle emekli olan memur her yıl için 16,27 TL ikramiye farkı alması gerekirken 150 TL ikramiye farkı alabilecek.

MİRASÇISI DA ALABİLİR

Şu an hayatta olan ve geçmişte ikramiyesini 30 yıl üzerinden alan memur emeklileri ikramiye farkları için kendileri müracaat edecekler. Vefat eden memur emeklileri için ise başvurunun mirasçıları tarafından yapılması gerekiyor.

Memur emeklileri kaç yıl hizmetlerinin bulunduğunu biliyor. Ancak mirasçılar bu konuda bilgi sahibi olmayabilir Mirasçılar bu konuda gerekli bilgileri edinerek SGK’ya başvuru yapmalılar.

Memurların ve geride kalan mirasçıların ikramiye farklarını alabilmeleri için bir yıllık başvuru süresi var. Bu süre içerisinde başvuru yapılması şart. Aksi takdirde ikramiye farkları alınamıyor. Bu düzenleme 27 Ocak 2017 tarihinde Resmi gazete'de yayımlandı.

Bir yıllık süre de 29 Ocak 2018 tarihinde dolacak. Bu süreç içerisinde SGK’ya başvuruların yapılması şart. Bu süre içerisinde başvuru yapmayanlar ikramiye farkı alamayacaklar.

İŞTE SGK'NIN ÖDEME TAKVİMİ

İkramiye farkları SGK’ya müracaat tarihinden itibaren 3 ay içerisinde yapılıyor. SGK’ya 15 Mart 2017 tarihinde başvuran memur emeklisinin ikramiye farkı eğer 5.000 TL ise SGK ikramiye farkını 15 Haziran 2017 tarihine kadar ödeyecek.

Fark 9.000 TL ise SGK 7.500 TL’yi 15 Haziran 2017 tarihine kadar kalan 1.500 TL’yi ise 2018 yılının Mart ayı içerisinde ilk ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizle birlikte ödeyecek.

KİMLER İÇİN BAŞVURU GEREKMEZ?

SGK’nın ikramiye farklarını ödemesi için başvuru yapılması şart. Ancak Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası SGK’ya dava açan ve davası 27 Ocak 2017 itibarıyla sonuçlanmayanlar ve yine iptal kararı sonrası SGK’dan ret cevabı almasına rağmen dava açmayanların tekrar başvurmaları gerekmeyecek.

24 Mart 2017 Cuma

25 Yıl Evli Kalanlara Emeklilik Geliyor

Sigortalı olmayan ev kadınlarının emekli olabilmesi için Meclis'e kanun teklifi verildi. Teklif yasalaşırsa, evliliklerinde en az 25 yılını tamamlayan kadınlar faydalanabilecek.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Milliyet'te yer alan habere göre CHP Antalya Milletvekili Niyazi Nefi Kara tarafından verilen teklifin gerekçesinde, 
"Bu kanun teklifi düşük gelirli hanelerde primleri ödeme imkanı olmadığı için herhangi bir şekilde sigortalı olamayan ve belli bir süre sigortalı olarak sosyal güvenlik sisteminde kaydı bulunduğu halde şu an sigorta ile bağı bulunmayan ve prim ödeyemeyen ev kadınlarının yaşlılık aylığı alabilmelerinin önü açılmaktadır" denildi.

Belirli bir yaş sınırı getirilecek

Teklife göre; SGK ile herhangi bir bağı olmayan kadınlardan, evliliklerinde en az 25 yılını tamamlamış olma şartı aranıyor. Hiçbir şekilde aylık ve gelir almaya hak kazanmamış olanlar, kanunda belirlenen yaş sınırı ve prim gün sayısı esas alınmak şartıyla ve kanunda belirlenen kazanç sınırları içinde hesaplanacak tutarları peşin ödeyerek veya borçlanarak yaşlılık aylığı almaya hak kazanacak.

15 Mart 2017 Çarşamba

İstihdam Seferberliği Meyvelerini Vermeye Başladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başlattığı istihdam seferberliğinde son durumu anlattı.

Müezzinoğlu, "7 Şubat'ta Cumhurbaşkanımızın başlattığı seferberlikle büyük bir ivme yakaladık. Geçen yıldan kalan 500 bin istihdam açığı kapandı. İşbaşı eğitimde de hedef 500 bine çıktı ve 2.5 ayda 80 bini geçtik" dedi.
KARNE YIL SONUNDA

Müsteşar, genel müdürler, bürokratların katılımıyla 81 ilin SGK ve İŞKUR il müdürleri ile video konferans sistemiyle yaptığı özel toplantıda konuşan Müezzinoğlu, İŞKUR'a kayıtlı iş arayan sayısının yaklaşık 1 milyon 800 bin olduğunu anımsatarak, istihdam sayısını günlük takip ettiğini söyledi. Bakan Müezzinoğlu, iş dünyası ve sektörlere ilişkin istihdam karnesi çıkaracaklarını belirterek, "Sektörel bazda da kaç istihdam yaratıldığını izliyoruz. Yılın sonunda bir karne çıkaracağız" dedi. Bakan Müezzinoğlu, Hakkâri il müdürü ile konuşurken, "Artık terör yok. Yüksekova Ticaret Odası bin artı istihdam sözü vermişti. Bu konuda ne yaptı" diye sordu.

İŞ ARAYANA TÜM İMKÂNLARI SUNUN

Bakan Müezzinoğlu, il müdürlerinden işverenlerle daha çok iletişime geçmelerini isterken, "Evlere de eşlerinizle çat kapı gidin. Önceden haber vermeyin ki onlar da paniklemesin, hazırlık yapmasın, görüşmeler doğal ortamda geçsin. 'İş arıyorum' diyenlere tüm imkânları sunun. Kapalı odalarda değil arazide çalışın. İhtiyaç sahiplerinin sorunlarına anında çözüm üretin. Hem ev hem de sanayi, ticaret odaları, esnaf ziyaretlerini kurumsal hale getirin. Bu dönemin en önemli başlığı işsizliği düşürmek" dedi.

Kaynak: Sabah

6 Mart 2017 Pazartesi

Esnafa Büyük Müjde, 1422 TL Maaş Geliyor

Torba yasada esnaf için de yeni düzenlemeler yapıldı. İşsiz kalan esnaf SSK'lılar gibi maaş alabilecek. Meclis`ten geçen son torba yasa milyonlarca vatandaşa müjdeli haberler içerirken esnafa da işsizlik maaşı getirdi. Buna göre aynen SSK`lı çalışanlar gibi Bağ-Kur`lu esnaf da işsiz kaldığında maaş alabilecek. Bu maaş aylık 1.422 lirayı bulacak ve 10 ay sürecek. Bu sayede, kendi işini yapan esnaf da, işyerini kapattığında bir gelire kavuşmuş olacak.

6 AY ÖDENEK İMKANI


Kurulacak olan Esnaf Ahilik Sandığı`na, kapsamdaki Bağ-Kur`lular yüzde 2 oranında prim ödeyecek. Ödenecek prim miktarı ise bu yıl için 35.55 TL olarak belirlendi. Sandığa 3 yıl boyunca son 120 günü kesintisiz olmak üzere en az 600 gün prim ödeyen esnafa sandıktan ödenek verilecek. 600 gün prim ödeyen esnaf 6 ay ödenek alabilecek.

İŞTE ŞARTLAR 


Son 3 yılın içerisinde en az 900 gün prim ödeyen esnafa 8 ay, son 3 yılda 1.080 gün prim ödeyen esnafa ise 10 ay ödenek verilecek. Sandıktan ödenek alınabilmesi için sandığa prim ödeyen esnafın iflas istemiyle mahkemeye başvurmuş olması veya iflasa tabi olmamakla birlikte işyerini kapatmak suretiyle sigortalılığını sonlandırmış olması gerekiyor.

ORTAKLAR DA KAPSAMDA

Söz konusu imkandan yararlanacak olanlar ise şöyle belirlendi: 

- Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar.
-Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olanlar.

-Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları.

-Esnaf Ahilik Sandığı`ndan işsizlik ödeneği alan kişiler ve bakmakla yükümlü oldukları eş ve çocukları ödenek süresince Genel Sağlık Sigortası primi ödemeden sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek.

MAAŞ NASIL BELİRLENİYOR?

İşsizlik maaşı aynen diğer çalışanlarda olduğu gibi asgari ücrete göre belirleniyor. En düşük işsizlik maaşı brüt asgari ücretin yüzde 40`ı en yüksek miktar ise yüzde 80`i kadar olacak

Buna göre en düşük maaş bu yıl için 711 lira en yüksek maaş ise 1.422 lira olacak. Bu rakamdan çok küçük miktarda damga vergisi kesilecek.

4 Mart 2017 Cumartesi

1999 Öncesi Sigortalıysanız Emekli Olabilirsiniz.


Emeklilikle ilgili şartlar her reformdan sonra giderek zorlaşıyor. Dahası yaş şartı kademeli olarak 65'lere kadar çıkıyor. Ancak eski sigortalılar için değişik fırsatlar da var. Özellikle 9 Eylül 1999 ve öncesi sigortalı (4A-SSK) olan çalışanlar için 10 yıllık primle emeklilik imkânı bulunuyor. Burada 10 yıllık prim (3.600 gün) ile birlikte sigortalı olunan tarihten bu güne 15 yıl geçmesi gerekiyor ki, bu zaman da çoktan doldu. Böylece sigortalı olduktan sonra fazla çalışma imkânı bulamayan, özellikle kadın sigortalılar için sistem emeklilik imkânı sunuyor. Üstelik bu primleri çalışarak doldurmak da şart değil. Borçlanma imkânı da var.

Yaş devreye giriyor

En erken emeklilik için kadınlar 08.09.1981 tarihinden önce işe girmiş ise, 3.600 prim gününü tamamlayarak 50 yaşını doldurduktan sonra başka şarta bakılmaksızın emekli oluyor. Erkekler ise 08.09.1976 tarihinden önce ilk defa sigortalı olmuşlarsa yine 3.600 günü tamamladıktan sonra 55 yaşında başka şarta bakılmaksızın emekli olabiliyor. Bu tarihlerden sonra 9 Eylül 1999'a kadar işe girenler için ise bu kez yaş ve kademe devreye giriyor. İlk defa işe girdiğiniz tarih ve 3 bin 600'ü tamamladığınız tarihe göre kadınlarda yaş 58'e, erkeklerde ise 60'a kadar yükselebiliyor.

Burada 15 yıl, 3.600 gün ile kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaş şartlarından hangisi en son gerçekleşmişse o tarihe göre emeklilik belirleniyor. Tarihlere göre emeklilik durumunu tablomuzdan rahatça görebilirsiniz.



Örnek hesap

05.10.1958 doğumlu Bay (A) ilk sigortalılığını 15.07.1987'de yaptırabildi. 1997'ye kadar çalıtı, 3.600 günü var.

15 yıllık sigortalılık süresini 15.07. 2002'de tamamladı.

3.600 günü ise 15.07.1997'de doldurarak ikinci şartı da geçmiş oldu.

55 yaşına ise 05.10.2013'te bastı. Bu durumda üçüncü şart da yerine gelmiş oluyor. Son şartın gerçekleştiği tarih tablo 59 yaşına tekabül ediyor. Bu durumda Bay (A) 05.10.2017'de emekli olabilir.
Çalışmak şart değil

3.600 gün prim şartını tamamlamak için çalışmak gerekmiyor. Erkekler sigortadan sonra yaptıkları askerlikleri kadınlar ise 3 doğumu borçlanabilir. Böylece erkekler 540 gün, kadınlar 2.160 gün kazanabilir

2 Mart 2017 Perşembe

İşte Türkiye'nin En Zenginleri, Bakın Listede Kimler Var

FORBES Türkiye, bu yıl 12'nci kez hazırladığı 'En Zengin 100 Türk' listesini açıkladı. Listede birinci sırada 3 milyar 700 milyon dolarlık servetiyle Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker yer aldı.

LİSTEDE 9 YENİ İSİM YER ALDI

FORBES 100'de 31 dolar milyarderi ve dokuz yeni isim yer aldı. Listede 3 milyar 700 milyon dolarlık servetiyle Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker birinci, 3 milyar dolarlık servetiyle Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin ikinci olurken, 2 milyar 400 milyon dolarlık servetleriyle Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel ve Enka Holding Fahri Başkanı Şarık Tara üçüncü oldu. Listede Koç Holding Onursal Başkanı Rahmi Koç ise 2,2 milyar dolarlık servetiyle 6'ncı sırada yer aldı. Bu yıl listede 24 kadın yer alırken geçen yıl beş olan kadın milyarder sayısı da değişmedi. Kadınların toplam servet içindeki payı yüzde 19,3 olarak gerçekleşti.

TOPLAM SERVETTE 8,2 MİLYAR DOLAR ARTIŞ OLDU

Açıklanan listeye göre 118 kişinin 46'sı servetini artırdı. Toplam servet 8,2 milyar dolar artışla 102,9 milyar dolar oldu. Servetini Türkiye dışında kazananların FORBES 100'de tuttuğu yer giderek artıyor. Şirketi Samumed Osman Kibar listeye 2 milyar dolarla giriş yaptı. İnternet güvenlik şirketi Comodo'nun kurucusu Melih Abdulhayoğlu 700 milyon dolarlık servetiyle ABD'den listeye giren diğer yeni isim olarak göze çarptı. Cafer Mahiroğlu ise İngiltere'den FORBES 100'e girdi. Uzay mekiği tasarlayan Eren ve Fatih Özmen çifti, Chobani markasıyla Hamdi Ulukaya ve İzak Şenbahar geçen yıl da listedeydi. FORBES Türkiye'nin 'Uç Beyleri' olarak tanımladığı bu isimlerin toplam serveti ise 7 milyar doları geçti. FORBES Türkiye'nin açıkladığı 'FORBES 100' listesinde, dolar milyarderi olarak yer alan 31 ismin FORBES ABD'nin yakında açıklayacağı 'Global Milyarderler' listesine gireceği bildirildi.

Milyarderler listesinde ilk 10 şu şekilde gerçekleşti:

1 - Murat Ülker 3,7 milyar dolar

2 - Hüsnü Özyeğin 3 milyar dolar

3 - Semahat Arsel 2,4 milyar dolar, Şarık Tara 2,4 milyar dolar

4 - Erman Ilıcak 2,3 milyar dolar

5 - Rahmi Koç 2,2 milyar dolar

6- Ferit Şahenk 2,1 milyar dolar

7 - Osman Kibar 2 milyar dolar, Suna Kıraç 2 milyar dolar

8 - Filiz Şahenk 1,9 milyar dolar, Mustafa Küçük 1,9 milyar dolar

9 - Hamdi Ulukaya 1,7 miyar dolar, Suat Günsel 1,7 milyar dolar

10 - Mehmet Nazif Günal 1,6 milyar dolar, Nihat Özdemir 1,6 milyar dolar

28 Şubat 2017 Salı

WhatsApp'tan Çok Konuşulacak Bir Özellik Daha Geliyor

WhatsApp platforma çok konuşulacak bir özellik entegre etmek için kolları sıvadı. 1 milyardan fazla aktif kullanıcısı bulunan WhatsApp mesajlaşma alışkanlıklarımızı kökünden değiştirmeye hazırlanıyor. Şirkete yakın kaynaklara dayandırılan iddiaya göre, yeni özellikle WhatsApp iş dünyasını gözüne kestirdi. Henüz resmiyet kazanmaya özelliğin adının `"WhatsApp for Business` olması ve küçük ve orta ölçekli iş yerleri için yeni bir mesajlaşma platformu oluşturması bekleniyor. Ancak söz konusu özellik şu an için sadece Hindistan`da kullanılıyor. Zira Facebook`un bünyesinde bulunan WhatsApp bu özelliği test etmek için bu ülkeyi seçti. Söz konusu durum tüm kullanıcılara sunulmayacağı da gelen bilgiler arasında.

Sosyal medya devi 2014 yılında işletmelerin Facebook hesaplarını, reklam hesaplarını ve ödeme şekillerini bir yerden yönetme imkanı sunan Facebook Business Manager uygulaması kullanıma sunmuştu.



25 Şubat 2017 Cumartesi

Babaya Yarım Gün İznin Şartları Belli Oldu

Doğum yapan işçi ve memur annelere tanınan yarım gün çalışma hakkı babaya da verildi. Uygulamalarla ilgili iki ayrı tebliğ yayımlanarak yürürlüğe girdi. İşte uygulamadan yararlanmak için gereken şartlar...

Babalar çocuk okul çağına gelene kadar istedikleri bir zaman süresince yarım gün çalışabilecek. Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasını sağlayacak tedbirler bir bir hayatımıza girmeye devam ediyor.

Sabah'tan Faruk Erdem yazdı;

Prim ve vergi teşviklerinin yanında çocuk sahibi çalışanların hayatını kolaylaştıran düzenlemeler de yapıldı. Hem işçi hem de memur kadınlar doğumdan sonra 6 aya kadar yarım mesai yapabilecek.

Ayrıca işçi kadınlar ve babalar çocuk okul çağına gelene kadar istedikleri bir zaman süresince yarım gün çalışabilecek.

Uygulamalarla ilgili iki ayrı tebliğ yayımlanarak yürürlüğe girdi. İşte uygulamadan yararlanmak için gereken şartlar:

MEMURLARDA SADECE ANNE

Doğum sonrası analık izin süresi sonunda kadın memur isteği halinde çocuğun hayatta olması kaydıyla analık izni bitiminde başlamak üzere süt izni verilmeksizin birinci doğumda 2 ay, ikinci doğumda 4 ay sonraki doğumlarda 6 ay günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Çoğul doğumda 1 ay ilave edilirken engelli doğumlarda süre 12 aya kadar çıkıyor. İzne ayrılacak memur annenin kurumuna dilekçe vermesi gerekiyor.

Doğum yaptıktan sonra devlet memurluğuna ataması yapılan kişi çocuğunun hayatta olması kaydıyla yarım gün izin hakkı talep edebilecek.

İŞÇİ EBEVEYNE İZİN HAKKI

Analık izninin bitiminden itibaren kadın işçi ile 3 yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istedikleri halinde birinci doğumda 2 ay ikinci doğumda 4 ay ve sonraki doğumlarda 6 ay haftalık çalışma süresinin yarısı kadar izin veriliyor. Çoğul doğumlarda bu süreye 1 ay ekleniyor. Çocuk engelli doğmuşsa süre 12 ay olarak uygulanıyor. İşçi analık ve ücretsiz izinlerinin bitiminden itibaren çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar herhangi bir zamanda kısmi süreli çalışma talebinde bulunabiliyor.

İşçinin kısmi süreli çalışma talebini en az bir ay önce işverene yazılı olarak bildirmesi gerekiyor. İşçi eşinin çalıştığına dair belgeyi talep dilekçesine eklemek zorundadır.

Ebeveynlerden birinin çalışmaması halinde çalışan eş kısmi süreli çalışma talebinde bulunamıyor.

İŞVEREN 'HAYIR' DİYEMİYOR

Usulüne uygun yapılan kısmi süreli çalışma talebi, bildirim talebinden itibaren en geç bir ay içinde işveren tarafından karşılanır.

İşveren tarafından süresi içinde işçinin talep dilekçesine yazılı cevap verilmemesi halinde talep dilekçede verilen tarihten sonraki iş gününde başlar.

HANGİ İŞLERDE GEÇERLİ

Kısmi süreli çalışma talebi bütün işyerlerinde geçerli oluyor. Sadece aşağıdaki işlerde işverenin uygun bulması gerekiyor: Özel sağlık kuruluşlarında mesul müdür, sorumlu hekim, laboratuvar sorumlusu ve sağlık hizmetlerinde çalışanlar Niteliği bakımından sürekli çalıştıkları için durmaksızın işçi çalıştırılan sanayi kuruluşları.

Bir yıldan az süren mevsimlik, kampanya ve taahhüt işlerinde.

23 Şubat 2017 Perşembe

Emeklilikte Yaşa Takılanlara Kötü Haber

Müezzinoğlu, emeklilikte yaşa takılanlara ilişkin düzenleme yapılıp yapılmayacağına ilişkin soru üzerine, “Türkiye’de emeklilik yaşı 52. OECD ortalaması 72. Yaptığımız düzenleme ile bunu 2036’ya kadar erkeklerde 60 yaşına, kadınlarda ise 58 yaşına dönüştürecek bir yolculuk yapılıyor. Dolayısıyla emeklilikte yaşa takılan vatandaşlarımızın sabırla o yaşını tamamlamalarını öneriyoruz. Bunun dışında düzenleme yapamayacağımızı ifade ediyoruz.

Emeklilik ile ilgili çalışma gününü doldurup da, şu anda çalışmayanlar sosyal güvenlik kapsamı dışında kalıyorlar ve sağlık hizmeti alamıyorlar. Onlarla ilgili bu kanun tasarımızda bu 53 liralık Gelir Testi’ne tabi olmadan GSS (Genel Sağlık Sigortası) primini ödeyerek onlarda bu ara dönemde sağlık hizmeti alabilecekler. Ama yaşlarını beklemek ile ilgili bir çalışmamız söz konusu değil” dedi.

Araç Sahiplerine Müjde!! Benzine İndirim Geliyor

Petrol Ürünleri İşverenler Sendikası'ndan (PÜİS) alınan bilgiye göre benzinin litre fiyatında gece yarısından itibaren 11 kuruş indirim bekleniyor. Benzinin litre fiyatı ortalama İstanbul'da 5,32 liradan 5,21 liraya, Ankara'da 5,38 liradan 5,27 liraya, İzmir'de ise 5,35 liradan 5,24 liraya inecek.

Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük çaplı değişiklik gösterebiliyor.

21 Şubat 2017 Salı

Arap İşadamlarından Türkiye'ye Milyon Dolarlık Yatırım

Arap işadamı Muhammet Abdülhamit El Kattan ile Türkiye'deki yatırım ortağı Burçin Şahin, yapmayı planladıkları yatırımları görüşmek üzere Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ile bir araya geldi.

Kocaeli'de turizm ve gayrimenkul alanında maliyeti 70 milyon doları aşan önemli yatırımları bulunan Suudi iş adamı Muhammet Abdülhamit El Kattan ve yatırım ortağı Burçin Şahin, başta Suudi Arabistan, Katar ve Fas'lı yatırımcı grubuyla Türkiye'ye önemli yatırımlar yapmaya hazırlanıyor. Türkiye sevdası ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan güvencesi sebebiyle yatırımlarına özellikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra daha da ağırlık veren iş adamı El Kattan, yapmayı planladığı yatırımlarla ilgili Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ile bir araya geldi. Ekonomi Bakanı Zeybekçi tarafından özel olarak konuk edilen iş adamı El Kattan ve yatırım ortağı Burçin Şahin, Bakan Zeybekçi'den Türkiye Cumhuriyeti'nin teşvikli sektörleri ve projeleriyle ilgili de bilgiler aldı.

5 yıldır Türkiye'de ticari faaliyetler yürüttüklerini, Kocaeli'de özellikle turizm ve inşaat alanlarında yatırımlar yaptıklarını vurgulayan İş adamı El Kattan, Türkiye ile sadece ticari değil gönül bağlarının da olduğunu vurguladı. Türkiye sevdasından dolayı oğluna Türkiye anlamına gelen "Turki" ismini verdiğini ifade eden El Kattan, "İzmit'te yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırımla ofisler ve konutlar inşa ettik. Yaptığımız işler sadece al-sat değil. Özellikle yarım kalan,atıl olan yatırımlara değer katarak, yenileyerek yeniden canlandırıyoruz. Bizim Türkiye'de daha da çok yapmak istediğimiz iş var. Hatta Türkiye'de son yatırımımızı 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra yaptık. Çünkü Türkiye'ye ve bu ülkenin istikrarına çok inanıyoruz. Türkiye'ye çok güveniyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın dövizle ilgili çağrısından sonra milyonlarca dolar paramızı bozdurup TL'ye çevirdik. Kar yada zarar etmeyi düşünmeden yaptık biz bunu. Çünkü biz Türkiye'yi çok seviyoruz. Oğlumun adını Turki koydum. Biz, güzel yüzlü çocuklara Turki ismini veririz" dedi.

"Türkiye'ye yatırım yapın. Asla zarar etmezsiniz"

El Kattan başta olmak üzere özellikle Müslüman coğrafyasına, "Türkiye'ye yatırım yapın. Asla zarar etmezsiniz" tavsiyesinde bulunan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, "kardeş" yatırımlara daha çok ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bakan Zeybekçi, "Avrupa dahil bu coğrafyaya baktığımızda geleceği olan, yatırımcıya kazandıracak olan tek ülke Türkiye'dir. Geleceğin en heyecan veren ve en karlı ülkesi Türkiye. Biz son 15 yıl içinde her şeyi 3'e katladık. Önümüzdeki 15 yıl içinde bir daha katlayacağız. Ama Avrupa'da bu böyle olmayacak. Onlar önümüzdeki 20 yıl boyunca yaşlanmaya devam edecek. Eksi faiz, enflasyon 0 seviyesinde ama tüketim artmıyor. Çünkü tüketecek adamı yok. Avrupa Euro'yu bilerek aşağıda, değersiz tutuyor. İhracatı artsın diye. Finans politikalarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama yapamazlar" diye konuştu.

"Petrokimya sektöründe 28 milyar dolar civarında cari açığımız var. Bunu kapatmak için çalışıyoruz"

Arap işadamı El Kattan ve Türk ortağı Burçin Şahin'e özellikle; enerji teknolojileri, savunma teknolojileri, petrokimya, ilaç ve sağlık teknolojileri alanlarında yatırım yapmalarını öneren Bakan Zeybekçi, bu alanlarda yatırımcının önünü açmak için kurulan Yatırım Bazlı Teşvik Sistemi'yle de yatırımcılara çok özel imkanlar tanıdıklarını ifade etti. Bakan Zeybekçi, "Türkiye'nin 12 yılda elektrik tüketimi bir kattan fazla, yani yüzde 110 arttı. 78 bin KiloWatt'a yükseldi. Önümüzdeki 10 yılda bu rakamın 2 katına çıkacağını öngörüyoruz. Sadece enerji alanında 250 milyar dolar civarında yatırım gerçekleşti. Bunun 60 milyar doları yenilenebilir enerji alanında oldu. Sizlere önerebileceğim alanlar ilk önce tabiî ki enerji dağıtım ve enerji üretim sektörleri. Petrokimya sektöründe 28 milyar dolar civarında cari açığımız var. Bunu kapatmak için çalışıyoruz. Bizim en büyük ortaklık yapabileceğimiz alan petrokimya ve bu alanda da başta Suudi Arabistan olmak üzere Müslüman kardeşlerimiz geliyor" şeklinde konuştu.

Bakan Zeybekçi, Türkiye'nin tüm kurumlarının yatırım ve yatırımcı dostu politikalar izlediğini vurgulayarak, Ekonomi Bakanlığı'nın da kendilerinin yanında olduğunu ifade etti. Ekonomi Bakanlığı başta olmak üzere Türkiye'nin tüm kurum ve kuruluşlarının yabancı yatırımcıya yardımcı olmak üzere titizlikle çalıştığını ifade eden Bakan Zeybekçi, "Türkiye ilginize ve sevginize teşekkür ediyorum. Kardeş yatırımcılarımıza çok güveniyoruz. Sizlerden ülkemize büyük yatırımlar bekliyoruz" dedi.

Ziyarette El Kattan'ın yatırım ortağı Burçin Şahin Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi'ye bugüne kadar gerçekleştirdikleri projeleri ve halen devam etmekte olan yatırımların sunumunu yaptı.

10 Şubat 2017 Cuma

KHK'dan Büyük Müjde Çıktı

687 sayılı KHK ile yıl sonuna kadar işe alınacak her yeni işçi için aylık 666 lira prim, 106 lira da vergi desteği verilecek. Böylece bir işçinin işverene maliyeti 2 bin 88’den bin 314 liraya inecek.
TEŞVİK DÜĞMESİNE BASILDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın salı günü TOBB’da düzenlenen Ekonomi Şûrası’nda “Bizim ne yapıp edip mart dönemi içerisinde işsizlik oranını gümbür gümbür aşağı çekmemiz lazım” sözlerinin ardından dün olağanüstü hal kapsamında yayımlanan 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile istihdamı artırmak için sürpriz teşvik kararı çıktı.

Buna göre, yüzde 11.8 oranına ulaşan işsizliği azaltmak amacıyla yeni işe alınacak işçiler için devlet bu yıl ayda 773.47 liraya varan prim ve vergi desteği sağlayacak. Asgari ücretli bekâr bir işçi için 93.32 lira gelir vergisi, 13.49 lira da damga vergisi olmak üzere 106.81 lira vergi ödeniyor. İşverenler, bu sene işe alacakları yeni işçi için yıl sonuna kadar bu rakamı da ödemeyecek.

Böylece, işverenin yeni işe aldığı işçinin aylık maliyeti 2 bin 88 liradan bin 314 liraya düşecek. 687 sayılı KHK uyarınca, 1 Şubat 2017 tarihinden itibaren işe alınacak ilave işçiler için aylık prim ödeme gün sayısının 22.22 ile çarpılması sonucunda bulunacak tutarda işverene destek ödemesi yapılacak. Bu rakam, 30 gün üzerinden işçi başına aylık 666.66 lira destek anlamına geliyor. Bu destek, işçi için ödenmesi gereken sigorta primi ve işsizlik sigortası fonu primine mahsup edilecek, kalan tutar ise nakit olarak ödenecek. İşveren normalde asgari ücretli bir işçi için 577.69 lira tutarında işçi-işveren sigorta primi ve işsizlik sigortası fonu primi ödüyor. Bu tutar 666.66 liralık destekten düşüldükten sonra kalan 88.97 lira işverene nakit olarak ödenecek.


YIL BOYUNCA VERİLECEK

Söz konusu destek ödemesi, 1 Şubat 2017 tarihinden itibaren işe alınacak yeni işçiler için yapılacak ve 31 Aralık 2017 tarihine kadar devam edecek. Şubatta işe alınan işçi için 11 ay, martta işe alınan için 10 ay şeklinde olmak üzere destek ödemesi yapılacak. İşçilerin İşkur’a kayıtlı işsizler arasından alınması gerekecek. Teşvikten yararlanabilmek için, işçinin son üç ayda o işverene bağlı olarak sigortalı çalışmamış olması koşulu aranacak. Aralık ayında 3 işçisi bulunan bir işveren, ilave olarak yeni bir işçiyi işe alırsa, destek ödemesinden yararlanacak. İlave alınacak işçi sayısında sınırlama olmayacak.


KAYITLI İŞSİZİN YARISI ALINSA FON’A 11 AYLIK FATURASI 9 MİLYAR LİRA


Bu yılın sonuna kadar işverene verilecek destek ödemeleri için işe alınacak işçinin İşkur’a kayıtlı işsiz olması şartı var. Aralık 2016 itibarıyla İşkur’a kayıtlı 2.3 milyon işsiz bulunuyor. 773 liralık desteğin 666 lirası İşsizlik Fonu’ndan karşılanacak.

Yani şubat ayında işe alınan bir işçi için işveren 11 ayda toplam 8 bin 507 liralık teşvikten yararlanabilecek. Bu hesaptan hareketle, İşkur’a kayıtlı işçilerin yarısının, yani yaklaşık 1 milyon 150 bin işsizin bu teşvik kapsamında işe alınması halinde İşsizlik Fonu’na çıkacak 11 aylık fatura 9 milyar TL’ye yakın olacak.

İşsizlik Sigortası Fonu’nda Mart 2002’den Aralık 2016’ya kadar geçen sürede 103 milyar TL birikmişti. 9 milyar TL’lik ödeme Fon’un yaklaşık yüzde 10’unun kullanılması anlamına gelecek. İşkur’a kayıtlı 2.3 milyon işsiz arasında en büyük grubu nitelik gerektirmeyen mesleklere mensup kişiler oluşturuyor. 875 bin kişi bu grupta yer alırken, yaş grubu olarak da en çok 15-29 yaş arası öne çıkıyor. Teşvik en çok ‘niteliksiz’ gençlere yarayacak gibi gözüküyor.

KAYNAK: HABERTÜRK

9 Şubat 2017 Perşembe

Merkez Bankası Başkanından Önemli Açıklama

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya, Londra'da yaptığı konuşmasında, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda bütün araçlarını kullanmaya devam edeceğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, Londra'da J.P. Morgan Turkey Macro and Credit Conference'daki "Makroekonomik Görünüm ve Para Politikası" başlıklı konuşma gerçekleştirdi. Türkiye ekonomisinin son yıllarda yaşanan farklı nitelikteki şoklar karşısında dayanıklılığını koruduğunu belirten Çetinkaya, öncü göstergelerin iktisadi faaliyette 2016 yılının üçüncü çeyreğinde gözlenen daralmanın kalıcı olmadığına ve ekonominin ılımlı bir toparlanma sürecine girdiğine işaret ettiğini söyledi.

Enflasyonun kısa vadede bir miktar daha yükseldikten sonra kademeli olarak düşerek yılsonunda yüzde 8 düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini bildiren Merkez Bankası Başkanı, "TCMB'nin yakın dönemde döviz piyasasında gözlenen oynaklığın fiyatlama davranışı üzerindeki olumsuz etkisini sınırlamak amacıyla kapsamlı ve güçlü bir parasal sıkılaştırma yaptı. Sıkı parasal duruş ile maliye ve para politikalarının artan eşgüdümünün enflasyon üzerindeki maliyet yönlü baskıların ikincil etkilerini sınırlayacak. Maliye Bakanlığı tarafından 2017 yılı için ilave vergi artışının öngörülmediğinin açıklanmış olmasının bu eşgüdümün bir örneği oldu" dedi.

Mevcut para politikası duruşunun net ve istikrarlı bir sıkılaştırmaya işaret etmekte olduğunu belirten Çetinkaya, enflasyon dinamiklerinde belirgin bir iyileşme gözlenene kadar devam edeceğini söyledi.

Çetinkaya, TCMB'nin fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda bütün araçlarını kullanmaya devam edeceğini de vurguladı.

8 Şubat 2017 Çarşamba

Kamu Denetçiliği 2016 Raporu TBMM’ye Sunuldu

Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Dilekçe Komisyonu Başkanı Belma Satır'a 2016 Kamu Denetçiliği Kurumu raporunu TBMM'de sundu. Satır, Kamu Denetçiliği Kurumunun idarenin işleyişiyle ilgili bağımsız ve etkin şikayet mekanizması olarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Sayın Başkanımız Şeref Malkoç belirtilen süre içinde raporunu hazırladı ve komisyonumuza takdim etmek üzere geldi. Bizler bundan sonra Dilekçe ve İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyelerinden oluşan karma komisyon toplayacağız ve iki ay içerisinde görüşüp, kanaat ve görüşlerimizi Genel Kurula rapor halinde sunacağız. Gelecek hafta karma komisyonu toplamayı öngörüyoruz, alt komisyon kuracağız" ifadelerini kullandı.

"BÜTÜN KURUMLAR MİLLETE HİZMET İÇİN VARDIR"

Malkoç, kurumun işleyişi ve verdiği kararların önemli olduğunu söyleyerek, "Bütün kurumlar millete hizmet için vardır. Kamu kurumları bu hizmeti yaparken, adaletli, hakkaniyetli uyup uymadıklarını denetleme görevini bu kuruma vermiş. İradenin işlerinin daha kaliteli olması, işleyişinin daha düzenli olması için bizim verdiğimiz kararlar önem taşıyor. Demokrasi ile yönetilen bütün gelişmiş ülkelerde bu kurumlar var" şeklinde konuştu.

Malkoç, Anayasa değişiklik teklifine ilişkin, "Eğer Meclis'ten geçtiği şekilde millet de bunu onaylarsa, kabul ederse, kamu denetçiliğinin görevi ve sorumlulukları daha da artacak. Biz kurum olarak meclisten aldığımız güçle inşallah bu görevi ifa edeceğiz. Türkiye Kamu Denetçiliği Kurumu yasal ve anayasal çerçevede gereken denetimi yapacak. O nedenle milletimizin gönlü rahat olsun. Türkiye parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtiğinde denetim azalmayacak, tam tersine artacak" dedi.

6 Şubat 2017 Pazartesi

Serbest Piyasada Altın Fiyatları

Serbest piyasada 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı 145,40 lira oldu.

İstanbul Kapalıçarşı'da 145,20 liradan alınan 24 Ayar Külçe Altının gramı 145,40 liradan, 957 liradan alınan Cumhuriyet Ata Lira 973 liradan, 132,50 liradan alınan 22 Ayar Bileziğin gramı 136,50 liradan, 935 liradan alınan Lira (Tam) Ziynet 954 liradan, 467 liradan alınan Yarım Ziynet 477 liradan, 234 liradan alınan Çeyrek Ziynet 239 liradan satıldı.

Varlık Fonu Nedir? Varlık Fonu Hakkında Bilmedikleriniz?

VARLIK FONU NEDİR?

Buna göre, Başbakanlığa bağlı, ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonları kurmak ve yönetmek üzere Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi kuruldu.

Şirket, stratejik yatırım planında belirtilen hedeflerle likidite, yatırım, risk ve getiri tercihlerini dikkate alarak, yerli ve yabancı şirketlerin paylarının, Türkiye ve yurt dışında kurulan ihraççılara ait payların ve borçlanma araçlarının, kıymetli madenler ve emtiaya dayalı olarak ihraç edilen sermaye piyasası araçlarının fon katılma paylarının türev araçlarının, kira sertifikalarının, gayrimenkul sertifikalarının, özel tasarlanmış yabancı yatırım araçlarının ve diğer araçların alım satımını Türkiye Varlık Fonu adına gerçekleştirecek.

VARLIK FONU NEYİ KAPSIYOR

Kanun teklifine göre, kanunun amacı sermaye piyasalarında araç çeşitliliğine ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek, Türkiye Varlık Fonu ve bu fona bağlı alt fonlar kurmak ve yönetmek olacak. 50 milyon TL sermaye ile kurulacak olan Varlık Fonu’nun sermayesi Özelleştirme Fonu’ndan karşılanacak. Varlık Fonu’nun en az 5 kişiden oluşacak Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri Başbakan tarafından atanacak. Şirket, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu Türkiye Varlık Fonu bünyesinde kurulacak alt fonlar bağımsız denetime tabi olacak.

Bakanlar Kurulu'nuın akşam yayımladığı bir kararla kamuya ait bazı şirketler Varlık Fonu'na devredildi.

Özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisseler Varlık Fonuna devredildi

Bakanlar Kurulu kararıyla Hazine’nin uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisseler Türkiye Varlık Fonuna devredildi.

Bir kısım kamu sermayeli şirketler ile özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisselerin Türkiye Varlık Fonuna devredilmesine ilişkin Başbakanlık kaynakları tarafından yapılan açıklamaya göre, Bakanlar Kurulu kararıyla Hazine’nin uhdesinde bulunan bir kısım kamu sermayeli şirketler ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararıyla özelleştirme programında bulunan bazı şirketlere ait hisseler Türkiye Varlık Fonuna devredildi.

Söz konusu şirketlerin mevcut yönetimleri ve işletme politikaları, iş planları, yatırım ve büyüme stratejilerine uygun olarak devam edeceği ifade edilirken, uluslararası finans kuruluşları da dâhil olmak üzere ilgili paydaşlarla sağlanan işbirliğinin sürdürüleceği belirtildi. Türkiye Varlık Fonunun söz konusu şirketleri Bakanlar Kurulunca onaylanacak Stratejik Yatırım Planı çerçevesinde yönetecek.

DEVREDİLEN ŞİRKETLER

Yapılan açıklama göre devredilen şirketler; Ziraat Bankası, BOTAŞ, TPAO, PTT, BIST, TÜRKSAT, Türk Telekom'un Hazine'ye ait yüzde 6,68'lik kısmı ve Eti Maden ile Çaykur'un Genel Müdürlükleri.

En Çok Okunanlar