SİYASET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİYASET etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Aralık 2018 Salı

CHP'nin Ankara Adayı Mansur Yavaş Kimdir?

Son Dakika!!! CHP Parti Meclisi'nde alınan karara göre, CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş oldu. CHP Parti Meclisi'nde kapalı oylamadan salt çoğunluğun kabul oyunu alan Mansur Yavaş CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu.

Peki Mansur Yavaş Kimdir?

Mansur Yavaş, 1955 yılında Ankara'nın Beypazarı ilçesinde dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Beypazarı'nda gördü. 1979 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazanarak öğrenimine devam etti.1983 yılında fakülteden mezun olan Mansur Yavaş, askeri savcı olarak tamamladığı askerlik sonrası Beypazarı'nda 13 yıl süresince serbest avukatlık yaptı. 


Siyasete olan ilgisi gençlik yıllarında başlayan Yavaş, 1989-1994 yıllarında Belediye Meclis üyesi, 1994 yılında MHP'den Beypazarı Belediye Başkan adayı oldu fakat seçilemedi.18 Nisan 1999 seçimlerinde MHP'den aday olup \%51 oy oranıyla 8,500 oy alarak Beypazarı Belediye Başkanı oldu. Tarihî Beypazarı konaklarının restorasyonu ve binlerce yıllık Beypazarı tarihini koruma çalışmalarıyla “2001 Yılının En İyi Yerel Yöneticisi”, Türk Dil Kurumu tarafından Türkçenin korunması nedeniyle verilen onur ödülü, doğa savaşçılarının “Çevre Ödülü” gibi ödülleri aldı. 

24 Eylül 2004 tarihinde TÜSİAV tarafından “Yılın Belediye Başkanı” seçildi.18 Nisan 2004 seçimlerinde \%55 oy oranı ve 11 bin oy alarak yeniden Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş, 29 Mart 2009 tarihinde yapılmış olan yerel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi'nden Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday oldu. Ancak \%27 oy alarak rakipleri İbrahim Melih Gökçek ve Murat Karayalçın'ın ardından üçüncü sırada seçimi tamamladı. 

Partisi MHP tarafından tekrar aday gösterilmemesi nedeniyle CHP'ye katılması gündeme geldi. 21 Aralık 2013 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliği kabul edildi. Ardından 2014 yerel seçimleri'nde Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı ve parti meclisi toplantısında da aday oldu. 2014 yerel seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi'den Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu.Seçimi çok az farkla kaybetmiştir. 2016 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'den istifa etmiştir.

27 Mart 2017 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu'na Çok Ağır Sözler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na 15 Temmuz darbe girişimi gecesini hatırlatarak, “Kılıçdaroğlu sen neredeydin. Atatürk Havalimanında kaçıyordun. Halbuki biz seninle Atatürk Havalimanında buluşabilirdik. O yoktu. Neymiş Bakırköy’e gitmiş” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) 4. Gençlik Buluşmasına katıldı. Salonu dolduran binlerce gence hitap eden Erdoğan, Türkiye Gençlik Vakfının çalışmalarını dikkatle takip ettiğini kaydetti. Konuşmasında hayal ettiği gençliği anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim arzumun bu ülke gençliğinin elinde taşla, molotofla, silahla değil, kalemle bilgisayarla, kitapla dolaşan bir nesil olmasıdır.

Siz böyle bir ümmetin çekirdeğisiniz. İnsana sarf malzemesi gibi bakan, ölümü öldürmeyi ve şiddeti kutsayan ideolojilere prim vermeyen bir gençlik yetişsin istiyoruz. Bu öyle bir gençlik olmalı ki hangi fikri savunursa savunsun okumalı, araştırmalı, sorgulamalı, zihnini birilerine asla kiraya vermemeli. Pensilvanya’ya kiraya verenler gibi olmamalı. Adam profesör ama maalesef kiracı. Ondan bir şey olmaz. FETÖ’cüler gibi diploma avcılığı yapan değil, ilim ve hikmet peşinde koşan, her şeyden önemlisi ahlakı hayatına miğfer kılan bir nesil hayal ediyoruz” dedi.

Dünyanın kritik bir dönemden geçtiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizler bu genç yaşınızda tarihin dönüm noktalarından birine şahitlik ediyorsunuz. 7. Yılına giren Suriye’deki zulüm yaklaşık 1 milyon kardeşimizin hayatına mal oldu. Yaklaşık 5 milyon Suriyeli dünyanın farklı bölgelerine göç etti. İslam beldeleri harap oluyor.

Son bir umutla kendilerini Avrupa kapılarına atan mültecilerin karşılaştıkları insanlık dışı muameleler hepimizi yaralıyor. On yıllardır bize demokrasi dersi veren, kendilerinin dışındaki ülkeler için insan hakları karneleri hazırlayan Avrupa ülkelerinin nasıl vicdanlarını iptal ettiklerini birlikte görüyoruz. İnsana ruh katan ne kadar ilke varsa, hepsinin içinin boşaltıldığı günler yaşıyoruz” diye konuştu.
“Bugün cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence’lar aynı şeyi yapıyor”

Bu süreçte öne çıkan DEAŞ, YPG ve FETÖ gibi terör örgütlerinin en büyük zararı Müslümanlara verdiğini söyleyen Erdoğan, “Bu katil sürüleri insanlık dışı eylemleri ile bölgemizin parçalanmasına taşeronluk yapıyorlar. Yüzyıl önce Arapça konuşan, faaliyet gösterdiği yerin insanları gibi giyinen Lawrence vardı. Bugün de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence’lar aynı şeyi yapıyor. Bir asır evvel Sykes - picot anlaşmaları vardı, bugün kapalı kapılar arasında süren gizli pazarlıklar var.

Birinci dünya savaşı sonrası kurulan, ikinci dünya savaşı sonrası tahkim edilen dizayn, bugün aynı kodlarla yeniden kurgulanıyor. Müslümanlar olarak sorumluluğumuz ağırdır. Şartlar ne olursa olsun bu imtihandan başarı ile çıkmak boynumuzun borcudur. Hepimizi derinden etkileyen bu acılar karşısında sergilenen çifte standardı sizleri kimi zaman ümitsizliğe sevk ettiğini biliyorum. Okuduklarınızın, seyrettiklerinizin sosyal medyaya boca edilen vahşet görüntülerinin sizleri karamsarlığa yönelttiğini biliyorum.

Unutmayın bizler Müslümanız. Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmeyeceğiz. Bizler din gününün sahibine, yerlerin ve göklerin Rabbine inanan insanlarız. Bizler zulüm ile yapılan binanın hiçbir zaman payidar olmayacağına şahit olmuş bir inancın mensuplarıyız. Birilerinin sizin bu duygularınızı istismar etmesine fırsat vermeyin. Bu tablo gönlünüzde ümit tomurcuklarının yeşermesine engel olmasın. Her imtihan bir imkandır. Gecenin en karanlık anı, şafağın sökme anıdır. İstikbal bizimdir şüpheniz olmasın” ifadelerini kullandı.
“Ey Kılıçdaroğlu, sen o 15’leri gördün mü"

Çanakkale savaşından örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştirerek, “Ey Kılıçdaroğlu, sen o 15’leri gördün mü. Ey Kılıçdaroğlu, Gazi Mustafa Kemal’in partisinin başıyım diyorsun. Ne diyor Gazi Mustafa Kemal ‘gençler cumhuriyeti size emanet ediyorum’ diyor. Her şey ortada.
Çanakkale ayağında çarığın olmayan, doğu düzgün üniforması olmayan o genç Mehmetçiklerin savaşıydı. İşte sizler tüm imkansızlıklara, yokluklara rağmen tarihe ‘Çanakkale geçilmez’ diye yazdırmış bir ecdadın torunlarısınız. Bütün bu hadiseleri mazide kalmış olaylar olarak görebilir, bazı gafiller ülkemize baktıkça yeni ‘Serv’ lerin hayalini kurabilir. Ama ben bunlara 15 Temmuz gecesi yazılan kahramanlık destanınızı hatırlatmak isterim” açıklamalarında bulundu.
“Kılıçdaroğlu o gece neredeydin, Atatürk Havalimanında kaçıyordun”

15 Temmuz gecesi yaşananlara da değinen Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun o gece kaçtığını söyleyerek, “Orada F16 karşısında yılmayan gençler vardı. Helikopterler atılan mermiler karşına yılmayan gençler var. Kılıçdaroğlu sen neredeydin. Atatürk Havalimanında kaçıyordun. Halbuki biz seninle Atatürk Havalimanında buluşabilirdik. O yoktu. Neymiş Bakırköy’e gitmiş” dedi.
“Onlar ‘hayır’ dediğine göre biz doğru yoldayız”

Terör örgütlerinin referandumda ‘hayır’ oyu vereceğini söyleyen Erdoğan, şunları söyledi:
“İsviçre’de benim posterimi yapıp şakağıma silah dayayanlar kimse, onlarla beraber yürüyenler kimse, şu anda bunlar burada da işbirliği yaptılar. ‘Hayır’ diyenler kim. Kandil hayır diyor. Kandil’in verdiği talimatla Avrupa’da ve Türkiye’de çalışmalar yürütülüyor. İmralı ‘hayır’ diyor. Pensilvanya ‘hayır’ diyor. Artık sormaya gerek var mı.

Onlar ‘hayır’ dediğine göre biz doğru yoldayız. Benim bakanım Avrupa’ya gidecek uçuş izni vermiyor. Hanım bakanım Hollanda’ya giriyor arabaya mahkum ediyorlar. Hani bunlarda kadın hakları vardı. Bunlar dürüst değil, samimi değil. Bunlar cahiliye dönemini yaşıyorlar. Hani o kız çocuklarını diri diri toprağa gömenler vardı ya, bunlar onların devamıdır.”

25 Mart 2017 Cumartesi

İşte Cumhurbaşkanının Onayladığı 47 Kanun

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın onayladığı kanunlar şöyle:

6858 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kongo Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun"

6860 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Uganda Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”, 6862 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gabon Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6863 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Karadağ Hükümeti Arasında Yolcu ve Eşyanın Karayoluyla Uluslararası Taşınmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

6869 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Uruguay Doğu Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6872 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gümrük Konularında İş Birliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6874 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Ekvator Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Turizm Alanında İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”


6876 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suudi Arabistan Krallığı Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Alanında İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6877 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Hindistan Cumhuriyeti Hükümeti Gençlik Faaliyetleri ve Spor Alanlarında İş Birliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6878 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında Kültür ve Sanat Alanında Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6879 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Gençlik ve Spor Alanında İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6880 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Gana Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Kültür, Eğitim, Bilim, Basın-Yayın, Gençlik ve Spor Alanlarında İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6886 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Peru Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6889 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6891 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Somali Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Güvenlik İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6892 sayılı “Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6895 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Guyana Kooperatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6898 sayılı “Denizcilik Çalışma Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6899 sayılı “Uluslararası Sivil Havacılığa İlişkin Yasadışı Eylemlerin Önlenmesi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6900 sayılı “Uçakların Kanundışı Yollarla Ele Geçirilmesinin Önlenmesi Hakkında Sözleşmeye Ek Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6901 sayılı “Akdeniz ve Karadeniz İçin Sanal Bölgesel Deniz Trafik Merkezi Kurulmasına Dair Operasyonel Düzenlemenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6902 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Fas Krallığı Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6903 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Teknik İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6904 sayılı “Gemilerin İhtiyati Haczine İlişkin Milletlerarası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6905 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Lübnan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Değiştirilmiş Şekliyle 1978 Tarihli Gemi Adamlarının Eğitim, Belgelendirilme ve Vardiya Standartları Uluslararası Sözleşmesi Kural 1/10 Uyarınca Belgelerin Karşılıklı Tanınması Hakkında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6906 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ile Portekiz Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Arasında Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6907 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı ile Yunanistan Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Arasında İş Birliği Konusunda Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6908 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Nüfus İşleri Alanında İş Birliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6909 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti ile Sırbistan Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6910 sayılı “Kıta Sahanlığında Bulunan Sabit Platformların Güvenliğine Karşı Yasadışı Eylemlerin Önlenmesine Dair Protokole Ait 2005 Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6911 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna Hersek Arasında İade Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6912 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti ile Bosna Hersek Arasında Cezai Konularda Karşılıklı Adli Yardımlaşma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6913 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Tunus Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Nüfus İşleri Alanında İş Birliği Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6914 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kamerun Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6915 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Yemen Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6916 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Kamboçya Krallığı Hükümeti Arasında Hava Ulaştırma Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6917 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuveyt Devleti Hükümeti Arasında Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Alanında İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6918 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti ile Fas Krallığı Arasında Deniz Balıkçılığı ve Kültür Balıkçılığı İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6919 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında İş Birliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6920 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kenya Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık Alanında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun”,

6921 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bangladeş Halk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İş Birliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun”,

6922 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Bahreyn Krallığı Hükümeti Arasında Tarım Alanında İş Birliği Konusunda Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6923 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Tunus Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sürücü Belgelerinin Karşılıklı Kullanımı ve Değişimi Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6936 sayılı “Dünya Turizm Örgütü Statüsünün 38 inci Maddesinin Değiştirilmesine İlişkin Kararın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6938 sayılı “Eşyanın Sınırlardaki Kontrollerinin Uyumlaştırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Uluslararası Demiryolu Yük Taşımacılığına İlişkin Sınır Geçiş İşlemlerinin Kolaylaştırılması Başlıklı 9 Numaralı Ekinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”,

6940 sayılı “Gemi Alacaklısı Haklarına ve Gemi İpoteklerine İlişkin Milletlerarası Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun”

6941 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Yunanistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Denizcilik Alanında İş Birliğine İlişkin Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun

6 Mart 2017 Pazartesi

Bahçeli: Erdoğan Yalnız Değildir



MHP lideri Devlet Bahçeli’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a büyük destek geldi. Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanı eğer Avrupa’ya gitme kararındaysa yalnız değildir. MHP Genel Başkanı olarak ben de kendisiyle birlikte Avrupa’ya gelirim” dedi.
Habertürk TV'ye konuşan Bahçeli, "Türkiye Cumhuriyeti’nin Sayın Cumhurbaşkanı, 4 milyon Türk’ün yaşadığı Avrupa’yla ilgili olarak 'Ben istersem gelirim. Kapıdan sokmadığınız zaman da dünyayı ayağa kaldırırım' demiştir. Sayın Cumhurbaşkanı eğer Avrupa’ya gitme kararındaysa yalnız değildir. MHP Genel Başkanı olarak ben de kendisiyle birlikte Avrupa’ya gelirim. Türk dünyasının önemli bir parçasını oluşturan Avrupa’da yeni bir 'Türk ruhu'nu ortaya koymak üzere Sayın Cumhurbaşkanı ile birlikteyim" diye konuştu.




4 Mart 2017 Cumartesi

Almanya Ak Parti Bakanlarına İzin Vermiyor!!!

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Mevlüt Çavuşoğlu Hamburg'da Türklerle buluşuyor" adı altında Hotel Elysee'de düzenlenecek konferans güvenlik gerekçesiyle iptal edildi. AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) tarafından organize edilen etkinlik son anda Veddel'deki Saray Düğün Salonu'na alındı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) Başkanı Coşkun Akgül, "Bakanımızın geleceği gün önceden belliydi ve Elysee Hotel'in salonunu 2 bin 685 Euro'ya kiraladık. 2 bin Euro'sunu da peşinat olarak ödedik. Perşembe günü sözleşmeyi almaya gittiğimizde güvenliği bahane ederek salonu kiralamaktan vazgeçtiklerini söylediler ve paramızı geri iade ettiler. Özel güvenlik ayarlamamıza rağmen fikirleri değişmedi" dedi.
Konferansın iptali için uğraşılıyor”

Hamburg'daki salonu olan tüm otellere bir yerlerden talimat gittiğini ve baskı geldiğini belirten Akgül, "İşte burası da demokratik Almanya. Terör örgütleri belediye sarayının içinde bile etkinlik yapıp cirit atarken, Türkiye'nin bakanlarına tüm kapıları kapatıyorlar. Hayır kampanyasını bu kadar açık destekleyip, terör örgütlerinin kontrolünde olan bir Almanya, ne kadar demokratik olabilir ki" dedi.


Bakan Çavuşoğlu'nun seçim konuşması Salı akşam saat 18.00'de başlayacak. Girişin ücretsiz olduğu etkinlikte salonun içinde ve dışında polislerin haricinde özel güvenlik ekiplerinin de görev yapacağı belirtildi. Bakan’ın Hamburg'a gelecek olması başta Sol Parti ve Yeşiller politikacıları olmak üzere, dernekler ve Alman medyasının da gündemine oturdu. Çavuşoğlu'nun Hamburg'da konuşma yapmasının engellenmesi için sosyal medya üzerinden de algılar yapılarak bu konferansın iptali için uğraşılıyor.

2 Mart 2017 Perşembe

İşte AK Parti'nin Masasındaki Son Anket Sonuçları

AK Parti'nin yaptırdığı son referandum anketinde, ülke genelinde 'Evet'in oranı yüzde 57... Doğu ve Güneydoğu'da oran yüzde 60'a ulaştı. İç Anadolu'nun yüzde 70'i 'Evet' diyor.

AK Parti, anayasa için yapılan son anketleri masaya yatırdı. Türkiye genelinde yeni sisteme 'Evet' diyenlerin oranı yüzde 57'yi aştı.

HER MİTİNGTEN SONRA ANKET YAPILIYOR

16 Nisan'da yapılacak referandum öncesinde AK Parti, vatandaşın nabzını tutmak için neredeyse her hafta kamuoyu yoklaması yaptırıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım'ın miting yaptığı illerde ise, miting biter bitmez yeni anketler düzenleniyor.

MASADAKİ SON ANKET

Bu kapsamda, son yapılan kamuoyu yoklamaları AK Parti'nin en üst karar organı olan MKYK'nın hafta sonu gerçekleştirilen toplantısında masaya yatırıldı.

'EVET' DİYENLER YÜZDE 50'Yİ AŞTI

Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile paylaşılan en son anketlere göre referandumda hayır oyu kullanacağını söyleyenlerin oranı yüzde 35, evet diyeceklerin oranı ise yüzde 47. Kararsızlar dağıtıldığında bu rakam en düşük yüzde 53, en yüksek ise 58'e yaklaştı.

ERDOĞAN VE YILDIRIM'IN SAHAYA İNMESİ OYLARI ARTIRDI

Erdoğan ile Yıldırım'ın sahaya inmesiyle evet oyları arttı. Bunun nedeni yüzde 18-20'ler civarında olan kararsızların 'Evet'e yönelmesinden kaynaklanıyor. MHP tabanında 'Evet'e doğru yavaş bir yönelim var. Şimdilik 'Hayır' oylarında herhangi bir değişiklik gözlemlenmedi.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU'DA ORAN YÜZDE 60'A ULAŞTI

MKYK'da vatandaşın referandumdaki tercihinin bölgelere göre dağılımına yönelik de bilgi verildi. Buna göre, Doğu ve Güneydoğu'da 'Evet' oyları yüzde 60'ı buldu. 'Evet' diyen kadınların oranı erkeklerden fazla. İç Anadolu'da evet oylarının oranı yüzde 70'lere ulaştı. Karadeniz'de yüzde 60. Ege bölgesinde hayır oyları çok az farkla önde. Marmara ve Akdeniz'de evet ve hayır oyları eşit seviyede.

1 Mart 2017 Çarşamba

Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık Hakkında Flaş Karar

Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Sırrı Sakık görevden alındı. Sakık’ın yerine Ağrı Valisi Musa Işın kayyum olarak atandı.
Ankara’da bulunan Sırrı Sakık’a görevden alındığını Ağrı Valisi Işın, telefonla bildirdi. Karardan sonra belediye binası çevresinde güvenlik önlemi alındı.


28 Şubat 2017 Salı

Melih Gökçek FETÖ İle İlgili Yeni Uyarılar Yaptı !!!

Başkanı Gökçek, twitter üzerinden yaptığı FETÖ’nün yeni planını deşifre eden açıklamasında; “Olay şöyle gerçekleştirilecekmiş; herkes gece yarısı uykuda iken, saat 04-05 sıralarında Ankara ve İstanbul’da 20 ayrı noktaya, diğer vilayetlerde 2-3 noktaya,100-200 askerle ani baskın yapılacak ve hedef kişiler infaz edilecek” diyerek, “Türk ordusunun şerefli subay ve astsubaylarına çağrıda bulunuyorum, darbecileri ihbar edin ki temizlik daha çabuk olsun” şeklinde konuştu.

Başkan Gökçek, “Bilinmeli ki bu ordu benim ordum, El-Bab'da çarpışıp şehit olan bu şerefli ordumla gurur duyuyorum” twitlerini attı.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahramanlık destanı yazan mücadelesinden çeşitli kareler de paylaşan Başkan Gökçek, “Fotoğraflarını gördüğünüz bu orduyla şeref duymayan dünyanın en şerefsiz insanıdır” tweetini paylaştı.

“Bomba gibi haber”

“Ancak şimdi size bomba gibi bir haberim var. Duyduğunuzda şok olacaksınız” diyerek twitlerine devam eden Başkan Gökçek, “Tankla topla bundan böyle darbe yapamayacağını anlayan FETÖ’cülerin suikastlarla yola devam edeceğini söylemiştik. Bu konuda değişik çabaların olduğu, ancak devlet erkanının iyi korunması dolayısıyla amaçlarına ulaşamadıkları biliniyor” dedi.

FETÖ’nün, FETÖ’cü subaylara, özellikle AK Parti'ye karşı olan bazı subaylarla işbirliği yapmalarını ve yeni bir anlayışla 'tanksız topsuz bir infaz darbesi' gerçekleştirmelerini talimat olarak verdiğini kaydeden Başkan Gökçek, “Olay şöyle gerçekleştirilecekmiş... Herkes gece yarısı uykuda iken saat 04-05 sıralarında Ankara ve İstanbul’da 20 ayrı noktaya, diğer vilayetlerde 2-3 noktaya100-200 askerle ani baskın yapılacak ve hedef kişiler infaz edilecek” uyarılarında bulundu.
Başkan Gökçek, milyonlarca takipçisiyle şu twitleri paylaştı:

“Sevgili twit alemi, sizlere bu gece tarihi bir açıklama yapacağım. Son zamanlarda yaptığım açıklamalar FETÖ camiasında inanılmaz bir paniğe neden oldu. Biliyorsunuz bir tartışma başlatmıştık.Türkiye'de yeniden bir darbe olur mu? Olamaz, çünkü darbe karşıtı olarak meydanlarda darbecilere karşı mücadele eden on binlerce genç şu anda asker. Subaylar, bu askerleri kıtadan çıkarmaya çalışsa, bu askerler o subayların emrini dinlemez, hesap sorar, hatta tehlike görürse çatışır dedim. Hadi birilerini ikna edip sokağa çıksalar, bu kez halkla karşı karşıya gelirler. Halk geçen sefer silah olmadan bedenleriyle karşı çıkmıştı, bu kez silahları ile çıkarlarsa kan dökülür. Çünkü halk arasında inanılmaz bir silahlanma var demiştim. Arkasından şunu ilave etmiştim; Ben bu silahlanmayı kesinlikle tasvip etmiyorum. Ama gerçekleri görmemek için başımızı kuma gömemeyiz. Bunun için tedbir alınmalı ve tüm silahlar devlet tarafından kontrol altına alınmalı dedim.

Son birkaç gün içinde enteresan gelişmeler oldu. İfadelerimin muhatabı kesinlikle FETÖ’cü subaylar iken durumdan vazife çıkaran ve darbe sırasında FETÖ’ye karşı olduğunu bildiğim birilerinden acayip tepki ve yorumlar geldi; "Gökçek halkı orduya karşı silahlandırıyor" diye.




Cevabım şimdi yerine oturacak. ‘Çüşş geri zekalı. Ben senin anlama kabiliyetine tüküreyim. Bilinmeli ki bu ordu benim ordum. El-Bab'da çarpışıp şehit olan bu şerefli ordumla gurur duyuyorum. Aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz bu orduyla şeref duymayan dünyanın en şerefsiz insanıdır. Ancak şimdi size bomba gibi bir haberim var. Duyduğunuzda şok olacaksınız. Tankla topla bundan böyle darbe yapamayacağını anlayan FETÖ’cülerin suikastlarla yola devam edeceğini söylemiştik.

Bu konuda değişik çabaların olduğu, ancak devlet erkanının iyi korunması dolayısıyla amaçlarına ulaşamadıkları biliniyor. İşte Feto’nun talimatı ve yeni çabalar. FETÖ; FETÖ’cü subaylara özellikle AK Parti'ye karşı olan bazı subaylarla işbirliği yapmalarını ve yeni bir anlayışla 'tanksız topsuz bir infaz darbesi' gerçekleştirmelerini talimat olarak verdi. Olay şöyle gerçekleştirilecekmiş...Herkes gece yarısı uykuda iken gece yarısı saat 04-05 sıralarında Ankara ve İstanbul’da 20 ayrı noktaya, diğer vilayetlerde 2-3 noktaya,100-200 askerle ani baskın yapılacak ve hedef kişiler infaz edilecek.

Bu suretle halkla karşı karşıya gelmeden mesele halledilecekmiş. Ey darbeciler sizi takip ediyoruz ve bütün tezgahlarınızı öğreniyoruz. Biz sizi gece yarısı operasyonunuzda da bekliyoruz. Gelin ki bu millet size gene dersinizi versin...Gene hezimete uğrayacaksınız. FETÖ’cülerde amaç referandumdan önce son çıkışı yapmak. Çünkü referandumdan evet çıkmasını kendilerinin kesin sonu olarak görüyorlar. Türk ordusunun şerefli subay ve astsubaylarına çağrıda bulunuyorum.

Bu darbecileri ihbar edin ki temizlik daha çabuk olsun. Biz şerefli ordumuzla gurur duyuyoruz. Ama darbecilere bu ordu haram. Yaşasın bu ülkenin birliği için canlarını veren ve vermeye hazır olan şerefli Türk ordusu.”

21 Şubat 2017 Salı

Milletin Vekiliysen Bu Fiyatlara Karnın Aç Gezemezsin

"Türkiye Büyük Millet Meclisi Lokantası, 'TBMM Yemekhanesi veya Meclis Restaurantı, TBMM binası içinde bulunan ve topluma açık bir yemekhanedir. Kuruluş amacı "milletvekillerinin huzurlu, güvenli ve sağlıklı bir şekilde karınlarını doyurabilmesi" olarak özetlenebilir. Ancak bunun yanında halka da arz edilmiştir. Ücret karşılığı her vatandaş lokantadan istifade edebilir. Ankara'nın ve Türkiye'nin en seçkin lokantasıdır." Diyor Wikipedi Meclis Lokantası için. Fakat bu seçkinlik acaba nerden geliyor. En iyi aşçılardan mı yoksa fiyatlardan mı?




Evet, asgari ücreti görüşen ve 17,000 TL maaş alan vekillerimizin neden 1600 TL ile çok rahat geçinilebilir dediklerini belki bu yazıyla anlarsınız.
 

Peki, Milletvekillerinin yakındığı meclis lokantası mönüsünü gördünüz mü? Fiyatlarla dışardaki en ucuz restorant dahi yarışamaz...

Meclis'te sadece Milletvekillerine hizmet veren restorantta fiyatlar inanılmaz ucuz. Bir kase çorba 1 lira, şiş kebap sadece 5 lira...

EN PAHALISI 6 LİRA

Dışarda orta halli bir restorantta 20 liradan aşağı yiyemeyeceğiniz Kuzu Şiş meclis lokantasında 6 liraya satılıyor. Tavuk şiş 4 lira, Izgara köfte 5 lira, Pideli saç kavurma 5 lira, tavuk döner pilavlı 4 liradan milletvekillerine sunuluyor.

BİR YEMEK NE KADARA ÇIKIYOR?

Çorbasından tatlısına kadar bir milletvekili bu mönüyle karnını hayli ucuza doyurabilir. 1 liralık çorbaya 5 liralık bir ana yemek ekleyip 2 liralık bir de künefe söylediğinizde dört başı mağrur bir sofradan 8 liraya kalkabiliyorsunuz.
 

Hazır söz açılmışken belirtelim Asgari ücretlinin karnının doyacağı tek lokanta galiba Meclis Lokantası...

18 Şubat 2017 Cumartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Evet Çıkarsa Partiye Dönerim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, referandum çalışmalarını Başbakan Binali Yıldırım’la koordineli olarak götürdüklerini belirterek, “Hem Sayın Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ı kapsayan ziyaretlerinin dönüşünde, aralarında gazetemizin Genel Yayın Yönetmeni İsmail Kapan’ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını cevapladı.
Anayasa referandumuyla ilgili kaç vilayete gitmeyi düşünüyorsunuz?

Geçen hafta biliyorsunuz Aksaray, onun öncesinde Mersin ziyaretlerimiz olmuştu. Cuma günü Kahramanmaraş’ın ardından, Cumartesi günü Elazığ-Malatya, Pazar da Adıyaman-Gaziantep ziyaretlerimiz olacak. Ayrıca yurtdışı ziyaretlerimiz var. Kampanyayı esas itibarıyla Sayın Başbakanla koordineli götürüyoruz inşallah. Yani 30 büyük şehrin tamamına gitmeyi hedefliyoruz. Hem Sayın Başbakan hem bizim ziyaretlerimizle, çift dikiş olsun istiyoruz. İnşallah yurtdışı seyahatlerimiz de olacak. Almanya, Belçika, Hollanda, ayrıca belki İskandinav ülkelerinden bir tanesi olabilir.

Referandumdan ‘evet’ çıkarsa Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş için bir hazırlığınız olacak mı?
Referandum hayırlısıyla ‘Evet’le neticelendikten sonra, bizim partiye kayıt olma imkânımız doğacaktır. Buna mâni bir hal yok. Partiye üye olma süreci başlayabilir. Bu tabii 2019’a yönelik bir geçiş sürecidir. Ve tabii oradaki başlıkların kamuyla başlatılması noktasında bu süreç önem arz etmektedir.
Herhangi bir anket var mı elinizde? Tecrübenizle havayı nasıl kokluyorsunuz?

Bu tür şeyleri söylemek bizlerden daha çok anketçilerin hakkı olsa gerek. Bunu ben söylersem yanlış olur.

Hayır diyecekleri terör örgütleriyle FETÖ ile aynı kefeye koymak bir baskı oluşturur mu?
“Kimlerin ‘Hayır’ dediğine elbette bakmak durumundayız. ‘Hayır’ diyenlerin safında kimler var? Mesela dağ, ‘Hayır’ diyor. Onların desteğiyle parlamentoya girmiş olan HDP de ‘Hayır’ diyor. Peki, Cumhuriyet Halk Partisi bunlarla beraber hareket etmiyor mu? Dolayısıyla şimdi burada bunlarla beraber hareket ettiklerine göre ben burada şerre rızanın şer olduğuna inanıyorum. Benim için evet ve hayır demenin arasındaki fark bu kadar açık net ortadadır. Hayır demekte hayır yoktur. Bunu söyleme hakkımız da var.
Referandum sonrasında 2019’a kadar bir takım düzenlemeler mi bekliyoruz?

Tabii ki kanuni düzenlemeler olacaktır. Yasal düzenlemeler sayesinde nerede ne gibi tıkanıklıklar varsa bunları çok daha rahat giderme imkânımız olacaktır. Mevcut hükûmet gereken adımları atacaktır. Çünkü Türkiye’nin artık sıçramaya ihtiyacı var. Ben bu konuda son derece umutluyum. Çünkü biz güvenli bir limanız. Güvenli liman olduğumuz için de bu insanlar da gelip ülkemizde yatırımlar yapıyorlar.
Kur daha da düşecek

Hükûmet, ekonomiyi canlandırmak için teşvikler, paketler hazırladı. Bunları nasıl değerlendirdiniz?
Atılan adımlar arasında özellikle Varlık Fonu çok büyük önem arz ediyor. Ama bunu o malum kafalar hazmedemedi. O kadar cahiller ki, tutup bunun bir özelleştirme olduğunu iddia ediyorlar. Varlık fonu ayrıca ortaklığa da girebiliyor. İkili ortalık, üçüncü ülkelerle farklı ortaklıklar suretiyle, gücünüze varlık fonuyla bir güç katıyorsunuz. Çeşitli imtiyazlar elde ediyorsunuz. Varlık fonu bu. Ama bunu anlayamıyorlar. Nitekim ilanı yapılır yapılmaz dolarda düşüş başladı; şu an 3.64’ü görmüş vaziyette. Ben inanıyorum ki 3.50’nin de altına düşecek. Niye? Girdiler de olacak onun için. Türkiye’ye girdiler durmayacak, bunu göreceğiz. Niye? Dedim ya, Türkiye ekonomik açıdan halen güvenli bir liman. Girdiler geldikçe kur düşecek. Büyümede de inşallah öyle korkulacak bir durum olmayacak.
Malumunuz, KHK’larla akademideki ihraçlar çok tartışma konusu oldu...

İşlenilen suçlardan dolayı eğer siyasetçi bedel ödüyorsa; ne bileyim çeşitli bürokratlar, teknokratlar bedel ödüyorlarsa, profesör, doçent veya doktor olanlar bedel ödemeyecekler mi? Kusura bakmasınlar, ülkemin bölünmesine yol açacak işler içindeyseler; FETÖ, PKK gibi terör örgütleriyle iltisaklıysalar, elbette bir bedel ödemek durumundadırlar. Gerekirse açığa alınıyorlar. Bundan dolayı kimse de rahatsız olmasın.

Almanya’da DİTİB imamlarına adeta ajan muamelesi yapıyorlar. Değerlendirmeniz nedir?
Yanlış yapıyorlar. DİTİB, Türkiye’nin Diyanet İşleri Başkanlığı’yla ilintili bir kurumdur. Buranın imamlarına ajan muamelesi yapılmasının son derece tehlikeli ve kaygı verici olduğunu Merkel’e söyledim. ‘FETÖ isimlerini bize bildidikleri iddiasıyla kendilerine böyle bir muamele yapılıyormuş; kaldı ki bize o tür bir şey falan da bildirilmiş değil’ dedim. Biraz bunaldı o noktada. ‘Yanlış yoldasınız’ dedim. Konuyu araştıracaklarını söyledi. Almanya’ya gidince yeni Cumhurbaşkanı Sayın Steinmeier’le de bu meseleyi yüz yüze görüşeceğim.
Menbiç ve Rakka’da da bunu başarabiliriz
 

Güvenli bölgeler konusunda yeni ABD yönetiminden yeni bir yaklaşım bekliyor musunuz?
Güvenli bölge, biliyorsunuz, Sayın Trump’ın da kullandığı bir ifade. Ben bu düşünceyi, Sayın Obama döneminde dile getirmiştim. O günden itibaren de bu meselenin takipçisi oldum. Orada bir de milli güvenliği sağlamak için bir orduya ihtiyaç var. Bu ihtiyacı karşılanması için de biz uzun zamandır eğit-donat yapıyoruz. Özgür Suriye Ordusu bizim eğit-donat çalışmalarımızın eseridir. Özgür Suriye Ordusu, terörden arındırılan bölgelerde güvenliğin sağlanması açısından da çok önemli. Mesela Cerablus’ta şu an onlar var. Rai, Dabık, şimdi de El-Bab’a onlar yerleşecek. Menbiç’te de
Özgür Suriye Ordusu olmalı.

Bunu Sayın Trump’a da ifade ettim. PYD’yi, YPG’yi devreden çıkarmaları gerektiğini söyledim. ‘Rakka’nın DEAŞ’tan temizlenmesi işini bunlarla yapacaksanız, biz orada yer almayız. Sizin ne PYD’ye ihtiyacınız var, ne YPG’ye. Bu işi koalisyon güçleriyle beraber, pekâlâ hep birlikte yapabiliriz’ dedim. PYD-YPG’yle yapılacak bir çalışmanın Suriye’de bölünmeyi getireceğini belirttim. O da tüm bu dediklerimizi değerlendireceklerini söyledi.

Fırat Kalkanı Operasyonu’nda şehitlerimiz olmakla birlikte, 3 binin üzerinde DEAŞ’lı bertaraf edildi. DEAŞ, El-Bab’da çökme noktasına geldi. Kenti boşaltma noktasına gelmiş durumdalar. Menbiç’te de, Rakka’da da bu pekâlâ başarılabilir. Bu gerçekleştiğinde hava da farklı olacaktır. O bölgede, en az 4-5 bin kilometrekarelik bir alanda güvenli bölge oluşturulması lazım. Bunu Sayın Obama ile çok konuştuk. Ama PYD ve YPG ile çalışma ısrarından vazgeçmediği için bu adım atılamadı. Temenni ederim ki şimdi atarız.

Güvenli bölge, Fırat Kalkanı gibi konularda Rusya’nın bir itirazı var mı?
Yok. Rusya sadece El-Bab’ın daha güneyine ve batıya girmememizin iyi olacağını söylüyor.

11 Şubat 2017 Cumartesi

Feyzioğlu: Cumhurbaşkanı Talimat Verse Koşar Gelirdim

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, ‘partili cumhurbaşkanlığı’ ile ilgili endişelerini Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a anlatmak için yanına gitmek istediğini söyledi.

Denizli’de bir panelde konuşan Feyzioğlu, Erdoğan’ın kendisiyle arasında duvar çektiğini belirterek, amacının cumhurbaşkanlığı makamının yerini ve saygınlığını korumak olduğunu söyledi.
‘Bir kez olsun dinleyin’

Anayasa değişikliği ile ilgili sözünün dinlenmesini istediğini dile getiren Feyzioğlu, “Cumhurbaşkanı talimat verseydi, nerede olursam olayım, koşar gelir ve bu hayati bilgileri kendisine sunardım. Bunu günlerdir gittiğimiz yerlerde basın aracılığıyla duyuruyoruz. Canlı yayınlarda sesleniyoruz. Yapmayın, bir kez olsun dinleyin” diye konuştu.
‘Mesele milli menfaat olduğunda her zaman koştuk’

Kendisinin hiçbir beklentisinin olmadığını belirten Feyzioğlu, “Talimat verseydi, bütün bildiklerimizi koşar gider kendisiyle paylaşırdık, görev bilirdik. Ancak kendilerinden farklı düşünen kimselere anladığım kadarıyla duvar çekilmiş durumda, oysa biz birlikte Türk milletiyiz. Mesele milli menfaat olduğunda her zaman koştuk” dedi.
‘Büyük akılsızlıktır bu’

686 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname(KHK) ile akademisyenlerin ihraç edilmesine tepki gösteren Feyzioğlu, “Kızdığımız üzüldüğüm şey şu, o KHK’yla yapılan o bildiriyi hazırlayanları dahi mağdur etmiştir, mağdur konumuna getirmiştir. Büyük akılsızlıktır bu, onlara verilecek en büyük cevap bilim yoluyla verilecek cevaptır. Biz de verdik zaten, ama adalete erişim hakkını kapayarak mahkemeye gidemesin denilerek önünü tıkayarak bir KHK’yla attım seni dediğinizde onlar dahi mağdur oldu” dedi.

10 Şubat 2017 Cuma

Erdoğan, Anayasa Değişikliği Teklifini Onayladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu onayladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Anayasa değişiklik teklifini onayladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle:

"Sayın Cumhurbaşkanımız, 6771 sayılı "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu, Anayasanın 175'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince halkoyuna sunulmak üzere yayımlanması için Başbakanlığa göndermişlerdir."

9 Şubat 2017 Perşembe

CHP'den KHK Tepkisi

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Toplantının gündemini ise CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, düzenlediği basın toplantısıyla paylaştı.
Zor günlerin üst üste geldiğini söyleyen Böke, “Dün bir sinsi gece yarısı kararnamesiyle Türkiye’nin pek çok değerli akademisyeni kıyıma uğradı. Ben bugün sadece bu konuyla ilgili konuşacağım. Bir ülkenin üniversitesi eğer yok ediliyorsa bir ülkenin en değerli bilim insanları üzerinden silindir gibi geçiliyorsa o ülkenin geçmişi de geleceği de yok edilmeye çalışılıyor demektir. Dün itibariyle Mektebi Mülkiye Cumhuriyetin kadrolarını yetiştirmiş olan bir soylu kurum, bir gelenek yok edildi. Dil, Tarih, Coğrafya Fakültesi, bu fakültenin tiyatro bölümü artık fiilen yok. Özgür basının temsilcilerini yetiştiriyor olan İletişim Fakültesi dağıtıldı. Bunların yanında nice fakülte onlarca bilim insanı Türkiye akademisinden bir kararnameyle kopartıldı. Sözün özü dün itibariyle Türkiye’de üniversite yok edildi. Dersini alabilmek için sıraya girmeleri gereken hocaları cahil cesaretiyle öğrencilerinden kopardılar. Üniversitesini korumayan, hocalarını, bilim insanlarını otoriter iktidarın önüne atan, o karanlıkla işbirliği yapan rektörler de bu iktidarla beraber o karanlık tarihe yazıldılar ve bilsinler ki o karanlık tarihe de hep beraber gömülecekler. Onlar da asla unutulmayacaklar” diye konuştu.


"Onların sesi özgürce çıkana kadar biz onların sesi olmayı kendimize görev biliyoruz”

Bunun ilk kez yaşanmadığını kaydeden Böke, “Her darbe önce üniversiteyi susturur. Çünkü darbeciler en çok bilimden korkar, en çok bilgiden, en çok aydınlıktan, en çok özgürlükten korkar. Bugün üniversiteden atmaya kalktığınız bilim insanları da mutlaka ayakta kalacak. Dünya onlara hak ettikleri saygıyı duymaya mutlaka devam edecek. Bugünün darbecileri de aynı 12 Eylül darbecileri gibi utanç içerisinde silinip gidecekler. Kimse onları anmayacak. Hocalarımız bilim insanlarımızda bu baskı döneminde düşüncelerinden, özgürlüğü savunma heyecanlarından yazdıklarından, ilkelerinden dolayı ödüyor oldukları bu bedeli onur sayıyorlar. Onların öğrencilerine ve Türkiye kamuoyuna mesajları var. Onların kısılmaya çalışılan sesi olacağım. Onların cümlelerini sizinle paylaşacağım. Onların sesi özgürce çıkana kadar biz onların sesi olmayı kendimize görev biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Uzgel, Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Prof. Dr. Ahmet Özdemir Aktan, Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Prof.Dr. Beliz Güçbilmez, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Doç. Dr. Murat Sevinç, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Yard. Doç. Dr. Murat Aytaç, Marmara Üniversitesi Tarih Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Yüksel Taşkın’ın isimlerini sayan Böke, “Çok değerli bilim yoldaşlarım gönlüm istedi ki hepinize tek tek ulaşayım. Ancak şunu bilmenizi isterim biz de boyun eğmeyeceğiz. Biz sizin sesiniz olmaya devam edeceğiz. Siz sesinizi özgürce çıkartabildiğiniz bir Türkiye’ye erişene kadar” açıklamasında bulundu.

“Bu zihniyetin bir derdi var. Bu zihniyet aydınlığa, özgürlüğe karşı"

Almanya’da Hitler döneminde baskıdan kaçan bilim insanlarının genç Cumhuriyetin demokratik şemsiyesinin altına ve Ankara Üniversitesine, İstanbul Üniversitesine sığındığını aktaran Böke, şunları kaydetti:

“Şimdi aynı bilim kıyımını, aynı ayrımcılığı, aynı vicdansızlığı, aynı akılsız ve kin dolu yaklaşımı Türkiye’de akademik kıyımda yaşıyoruz biz. Karanlıkta gece yarılarında, sinsice köşede bekleyen, korktuğu için bunu doğrudan yapamayan bir sinsilikle Türkiye KHK’larla bir kıyım dayatılıyor. Bir zamanlar ülkelerinden kaçmak zorunda kalanlara ev sahipliği yapan bir ülke şimdi kendi bilim insanlarını bu ülkede yok etmeye çalışıyor. Hatta o dönemin daha da korkuncu yaşatılıyor, dayatılıyor. İstifa etmiş olan akademisyenler istifa ettikleri görevlerinden ihraç ediyorlar. Neden ihraç ediliyorlar çünkü bir hınç duyuluyor, çünkü aydınlığa özgürlüğe karşı bir mücadele veriliyor. Çünkü onlar hak ettikleri emeklilikten, yurtdışına çıkabilme özgürlüğünden, pasaportlarından mahrum bırakılmak isteniyor. Bu zihniyetin bir derdi var. Bu zihniyet aydınlığa, özgürlüğe karşı. Yaşamasınlar, yok olsunlar istiyor.”

“Hocalar mutlaka geri dönecek"

“Siz Türkiye’yi karanlığa hapsetmeye ne kadar inat ettiyseniz biz de Türkiye’yi hak ettiği aydınlığa hep beraber çıkartmaya o kadar kararlıyız” diyen Böke, “Size ve sizin kokmuş karanlığınıza asla teslim olmayacağız. Bilime, bilim insanlarına, bu ülkenin geleceğine biz kalabalıklar mutlaka sahip çıkacağız. Yeni özgürlük aydınlık bir geleceği bütün hayatını karartmaya kalktığınız bu değerli insanlarla ve onların yetiştirmiş olduğu milyonlarla beraber biz mutlaka kuracağız. Hocalar mutlaka geri dönecek. Bu topraklarda yine aydınlık günlerde bilim ve o bilimin yarattığı özgürlük mutlaka kazanacak. Bende şimdi değerli yol arkadaşlarımla beraber buradan çıkıp Mülkiye'ye gideceğim ve o tarihe sıkı sıkı sarılacağım” şeklinde konuştu.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Böke, bir gazetecinin Başbakan ve Bakanların açıklamaları ile bu son KHK'nın bir bağlantısının olup olmadığıyla ilgili soruya, “Sadece bir kişinin ismini söyleyeyim. Yargıyı da size bırakayım. İbrahim Kabaoğlu, Profesör dünyaca tanınıyor, anayasa hukuku çalışıyor. Bu süreç içerisinde getirilmiş olan Anayasa Değişikliği Teklifi'nin Türkiye'ye nasıl zararlar vereceğini, Türkiye'nin hayrı için ‘hayır’ denmesi gerektiğini bilimsel verilerle ve bilgisiyle hepimizle paylaşıyordu. Bir kez daha anlatacak hikayesi olmayanlar, korkutarak kendileri ortamı terörize ederek, demokratik hakkını kullanarak fikrini söyleyenlere ne söylediğinden bağımsız olarak bir terörist lakabı takarak, bu ülkede demokrasiyi yok etmek istiyorlar. Anlatacak hikayeleri yok. Oysa biliyoruz ki Profesör Kabaoğlu’nun, Profesör Sevinç’in, sayamadığım yüzlerce akademisyenin yazacağı aydınlık bir Türkiye hikayesi var ve bu biz o hikaye yazılana kadar bu mücadeleyi onlarla vermeye devam edeceğiz” yanıtını verdi.

8 Şubat 2017 Çarşamba

Hdp Ağrı Milletvekili Leyla Zana Gözaltına Alındı

HDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle Silvan ilçesinden kent merkezine geldiği sırada gözaltına alındı. Zana, Diyarbakır Adliyesine götürüldü.

7 Şubat 2017 Salı

Anayasa Mahkemesinden CHP'ye Red

Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP'nin Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı maddelerinin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu reddetti.

CHP, söz konusu kanunun 3. maddesinde, "kimlik kartının kaybedilmesi durumunda yenisinin çıkarılması için tahsil edilecek değerli kağıt bedellerinin arttırılmasının öngörüldüğü", 6. maddesinde "maliyet artışlarının karşılanmasında devlet ile sözleşme ilişkisi içinde bulunmayan özel yer altı maden işletmelerine yapılacak ödemelerin kriterlerinin yasa ile belirlenmesi yerine bu konuda idareye yetki verildiği" ve 19. maddesinde "Doğrudan ve dolaylı olarak kamu payı yüzde 50'den az olan şirketler ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının Sayıştay denetiminin, münhasıran kendisine sunulan bağımsız denetim raporlarını esas alarak hazırlayacağı raporu TBMM'ye sunması ile sınırlandırıldığı" iddiasıyla, AYM'ye başvurmuştu.

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, Yüksek Mahkeme, CHP'nin başvurusunu, "Anayasa'ya aykırılık olmadığı" gerekçesiyle reddetti.

"Değerli Kağıtlar Tablosu"nda yapılan değişiklikle, kanuni bildirim süresi dışında doğum veya değiştirme nedeniyle düzenlenen kimlik kartı bedelinin 15 lira, kayıp nedeniyle düzenlenen kimlik bedelinin ise 30 lira olarak belirlendiği hatırlatılan kararda, kimlik kartı düzenlenmesi karşılığında bedel alınmasının öngörülmesinde, Anayasa'ya aykırı bir yön bulunmadığı kaydedildi.

Turgut Özal Erdoğan'a Bakın Hangi Görevi Teklif Etmiş

Turgut Özal'ın oğlu Ahmet Özal katıldığı bir televizyon programında babasının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a gençliğinde yaptığı teklifi anlattı

AN TV'de yayınlanan "Birebir" programına katılan Ahmet Özal, babasının Erdoğan'ı henüz Refah Partisi'nde görevliyken keşfettiğini ve ona Başbakanlık'ta Kalem Müdürlüğü teklif ettiğini söyledi.

Özal bu anıyı şöyle anlattı: "1980 li yıllarda Recep Tayyip Erdoğan Refah Partisi'ndeyken babam başbakanlığı döneminde kendisine Başbakanlık'ta Özel Kalem Müdürlüğü teklif ediyor. Babam bu teklifi yaptığında Recep Tayyip Erdoğan parti içinde görevliydi ya da İlçe Başkanı'ydı. Babam Recep Tayyip Erdoğan'ı hem yakından takip ediyordu, hem de onun hakkında bazı bilgiler gelmişti. Babamın bu teklifi üzerine Tayyip Bey'in teklifi kabul etmediğini, şu anda Sayın Erbakan ile beraber olduğunu ve bu teklifi kabul ettiği taktirde kendisine ihanet etmiş olacağını söylemiş. Babam da buna saygı duyarım demiş ve konu kapanmış.''

En Çok Okunanlar