Doğum yapan işçi ve memur annelere tanınan yarım gün çalışma hakkı babaya da verildi. Uygulamalarla ilgili iki ayrı tebliğ yayımlanarak yürürlüğe girdi. İşte uygulamadan yararlanmak için gereken şartlar...
Babalar çocuk okul çağına gelene kadar istedikleri bir zaman süresince yarım gün çalışabilecek. Kadınların çalışma hayatında daha fazla yer almasını sağlayacak tedbirler bir bir hayatımıza girmeye devam ediyor.
Sabah'tan Faruk Erdem yazdı;
Prim ve vergi teşviklerinin yanında çocuk sahibi çalışanların hayatını kolaylaştıran düzenlemeler de yapıldı. Hem işçi hem de memur kadınlar doğumdan sonra 6 aya kadar yarım mesai yapabilecek.
Ayrıca işçi kadınlar ve babalar çocuk okul çağına gelene kadar istedikleri bir zaman süresince yarım gün çalışabilecek.
Uygulamalarla ilgili iki ayrı tebliğ yayımlanarak yürürlüğe girdi. İşte uygulamadan yararlanmak için gereken şartlar:
MEMURLARDA SADECE ANNE
Doğum sonrası analık izin süresi sonunda kadın memur isteği halinde çocuğun hayatta olması kaydıyla analık izni bitiminde başlamak üzere süt izni verilmeksizin birinci doğumda 2 ay, ikinci doğumda 4 ay sonraki doğumlarda 6 ay günlük çalışma süresinin yarısı kadar çalışabilecek. Çoğul doğumda 1 ay ilave edilirken engelli doğumlarda süre 12 aya kadar çıkıyor. İzne ayrılacak memur annenin kurumuna dilekçe vermesi gerekiyor.
Doğum yaptıktan sonra devlet memurluğuna ataması yapılan kişi çocuğunun hayatta olması kaydıyla yarım gün izin hakkı talep edebilecek.
İŞÇİ EBEVEYNE İZİN HAKKI
Analık izninin bitiminden itibaren kadın işçi ile 3 yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istedikleri halinde birinci doğumda 2 ay ikinci doğumda 4 ay ve sonraki doğumlarda 6 ay haftalık çalışma süresinin yarısı kadar izin veriliyor. Çoğul doğumlarda bu süreye 1 ay ekleniyor. Çocuk engelli doğmuşsa süre 12 ay olarak uygulanıyor. İşçi analık ve ücretsiz izinlerinin bitiminden itibaren çocuğun mecburi ilköğretim çağının başladığı tarihi takip eden ay başına kadar herhangi bir zamanda kısmi süreli çalışma talebinde bulunabiliyor.
İşçinin kısmi süreli çalışma talebini en az bir ay önce işverene yazılı olarak bildirmesi gerekiyor. İşçi eşinin çalıştığına dair belgeyi talep dilekçesine eklemek zorundadır.
Ebeveynlerden birinin çalışmaması halinde çalışan eş kısmi süreli çalışma talebinde bulunamıyor.
İŞVEREN 'HAYIR' DİYEMİYOR
Usulüne uygun yapılan kısmi süreli çalışma talebi, bildirim talebinden itibaren en geç bir ay içinde işveren tarafından karşılanır.
İşveren tarafından süresi içinde işçinin talep dilekçesine yazılı cevap verilmemesi halinde talep dilekçede verilen tarihten sonraki iş gününde başlar.
HANGİ İŞLERDE GEÇERLİ
Kısmi süreli çalışma talebi bütün işyerlerinde geçerli oluyor. Sadece aşağıdaki işlerde işverenin uygun bulması gerekiyor: Özel sağlık kuruluşlarında mesul müdür, sorumlu hekim, laboratuvar sorumlusu ve sağlık hizmetlerinde çalışanlar Niteliği bakımından sürekli çalıştıkları için durmaksızın işçi çalıştırılan sanayi kuruluşları.
Bir yıldan az süren mevsimlik, kampanya ve taahhüt işlerinde.
25 Şubat 2017 Cumartesi
En Nadir Görülen 10 Hastalık Bakın Hangileri
PROGERİA: 1 YILDA 10 YAŞ YAŞLANDIRIYOR Halk dilinde ‘erken yaşlanma’ hastalığı olarak bilinen Progeria, çok nadir görülen bir hastalık. Dünyada, 8 milyonda bir görülüyor. Progeria hastaları ortalama 13 yıl yaşıyor. 1 yılda 10 yaş kadar yaşlanıyorlar. Bugüne kadar kaydedilmiş en yaşlı hastanın yaşı 45. Çocuk ana rahminde büyümeye başladığı zamandan itibaren hücreler hızla yaşlanmaya başlıyor. Doğumda herhangi bir aykırılık gözlenmemekle birlikte, 6’ıncı aydan itibaren bazı anormal değişimler kendini göstermeye başlıyor. Küçük çene yapısı, deride farklılaşmalar, kellik, damarlarda belirginleşme, incelme, güçsüz düşme, kalp ve damar hastalıkları bunlardan bazıları. Büyük olasılıkla kalıtsal olduğu düşünülen hastalığın nedeni henüz bilinmiyor. Embriyoda bir genin mutasyona uğradığı ve çocuk geliştikçe, progeriayı harekete geçirdiği düşünülmektedir. Progeria hastalarında yaşlanma sadece bedenen oluyor, beyni etkilemiyor. Progeria hastası 7 yaşında bir çocuk, 70 yaşındaymış gibi görünmekle birlikte, 7 yaşındaki bir çocuğun beynine ve ses tonuna sahip oluyor. Hastalık hakkında yapılan bilimsel araştırmalar hastalığın çaresini bulmaktan ziyade hastalığa sebep olan faktörleri bulmak ve bu sayede insanlığın ömrünü uzatabilmek yönünde.
OSTEOGENEZİS İMPERFEKTA: CAM KEMİK Henüz bir tedavisi olmayan genetik geçişli cam
kemik hastalığı, kemiğin temel maddesini oluşturan bağ dokusunda kalıtsal bir bozukluğa bağlı olarak ortaya çıkıyor. Kemik şekil bozukluklarının yanı sıra göz akının koyu, mavimsi, gri oluşuyla da kendini gösteriyor. Hastalığı ağır boyutta yaşayan bebekler, çok sayıda kırık ve yumuşak bir kafatası ile doğuyor ve genellikle yaşamıyor. Türkiye’de batı ülkelerine göre çok daha sık görülüyor.ALBİNİZM: CİLTLERİ VE SAÇLARI BEYAZLAŞIYOR Cilde, saça ve gözlere renk veren
melanin pigmenti vücutta ya hiç bulunmuyor ya da çok az bulunuyor. Hal böyle olunca albinizm hastaları her yaşta bembeyaz saçları ve bembeyaz ciltleri ile dikkat çekiyor. Ciltleri güneş ışınlarına karşın tamamen korumadan yoksun olduğundan cilt kanserine yakalanma riskleri artıyor. Albinizmli çocukların zihinsel ve bedensel gelişimleri ise genellikle normal oluyor.
TOURETTE SENDROMU: TİKLERLE KENDİNİ BELLİ EDİYOR
Halk arasında ‘tik’ olarak adlandırılan, istem dışı sık sık göz kırpıştırma, kafayı sürekli sağa sola sallama, omuz oynatma, karşısındakinin sözlerini sesli veya kendi kendine sessizce
tekrar etme, çeşitli sesler çıkarma hatta uçacakmış gibi kanat çırpma hareketi derken liste uzayıp gidiyor. Yaşam kalitesini ciddi ölçüde bozan, çevreden sürekli ‘yapma’ uyarısına maruz bırakan bu tikler gelin görün ki gerek çocuk gerekse yetişkin için, yapılmadığında ‘vücudu boğucu’ bir hal alabiliyor. Nörolojik veya nörokimyasal kalıtsal bir rahatsızlık olan, ismini Fransız doktor Gilles de La Tourette’den alan hastalığın bilinen kesin bir tedavisi bulunmasa da araştırmalar hızla devam ediyor.
KİSTİK FİBROZİS: EN SIK GÖRÜLEN KALITSAL HASTALIKLARDAN BİRİ
Çocuğun gelişememesine, geri kalmasına yol açan kistik fibrozis hastalığı, kalıtsal bir hastalık. Üstelik kalıtsal hastalıklar arasında en sık görülenlerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Ülkemizde her 3-4 bin bebekten birinde görülüyor. Gen bozukluğu ile ilgili kronik bir hastalık olan kistik fibrozis, erken teşhis edilemediğinde çocukların ölümüne neden olabiliyor. Ter bezlerinde de sorun yaratarak vücudun susuz kalmasına yol açan, bulaşıcı olmayan, henüz kesin bir tedavisi ise bulunmayan bu hastalık; tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, ishal-beslenme bozukluğu ve pankreas yetmezliğiyle seyrediyor. Yoğun destek tedavisi olursa yetişkin yaşlara kadar yaşatılabiliyor.
KAÇIŞ SENDROMU HASTALIĞI
Kanın yoğunlaşması, tansiyonun düşmesi gibi bulgular veren hastalık, damarlardan protein, mineral ve suyun sızması olarak tanımlanıyor. Tekrarlayan şoklarla kendini gösteren sendrom, bu krizlerden 24 saat önce gribal enfeksiyonlarda olduğu gibi, halsizlik, yorgunluk, hafif ateş gibi belirtiler veriyor. Krizler birkaç ayda bir tekrarlayabileceği gibi, bazen yıllarca görülmüyor.
FENİLKETONÜRİ: ZEKA GERİLİĞİNE YOL AÇABİLİYOR
Kalıtsal metabolik bir hastalık olan fenilketonüri bebeğin ilk birkaç ayı içerisinde anlaşılamayabiliyor. Bu hastalıkla doğan çocuklar, pek çok hayvansal ve bitkisel kaynaklı besinin bileşiğinde bulunan fenilalanin isimli maddeyi metabolize edemiyor. Bu nedenle kanda ve diğer vücut sıvılarında artan bu madde ve onun atıkları çocuğun gelişmekte olan beynini harap ediyor, 5’inci ve 6’ıncı aydan itibaren zeka geriliği ve yürüme, oturma gibi becerilerinin gelişememesine neden olabiliyor. Erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilen bir hastalık olan fenilketonürinin tedavisinde ömür boyu diyete dikkat edilmesi şart. Aksi halde hastalık tekrarlayabiliyor. Moleküler genetik çalışmaları tamamlanmış olan ailelerde doğum öncesi tanı koymak mümkün.
MUKOPALİSAKKARİDOZ VE LİZOZOMAL DEPO HASTALIKLARI (MPS): TÜRKİYE’DE BİN KİŞİ MSP’Lİ Çok nadir rastlanan hastalıklar arasında yer alan MPS’nin teşhis edilebilmesi kadar tedavisi de çok zor. Türkiye’de yaklaşık bin MPS hastası olduğu tahmin ediliyor. Vücutta enzim adı verilen özel maddelerin üretilememesi ya da az üretilmesine bağlı olarak ortaya çıkan hastalıkta, parçalanamayan şeker zincirleri vücuttaki hücreler ve dokularda vücuda zarar verecek boyutta aşırı miktarda birikiyor. Bu birikme de hücrelerde ilerleyici bir hasara yol açıyor. Bunun sonucunda hastanın görünümünden fiziksel becerilerine ve zeka gelişiminde bozulmaya dek birçok sorun ortaya çıkıyor.
ALVEOLERMİKROLİTİAZİS: EN ÇOK TÜRKLERDE GÖRÜLEN HASTALIK
Tüm dünyada en çok Türklerde görülen tek hastalık, hastalığın Türklerde sık görülmesinin nedeni bilinmiyor. Alveolermikrolitiazis, akciğer dokusunda hava kesecikleri içinde sayısız, minik küçük taşların oluşumu ile karakterize bir hastalık. Hastalık ilk kez 1918 yılında tanımlanmış ve 2001 yılına kadar 424 kişide bu hastalığın saptandığı bildirilmiş. Erken dönemdeki hastaların önemli bir yakınması olmuyor, birçok hastaya herhangi bir nedenle çekilen akciğer röntgeninde saptanan belirtilerle tanı konuyor. En çok rastlanan belirtiler öksürük ve ilerleyici nefes darlığı, ancak bunlar hastalığın ilerlemiş evrelerinde ortaya çıkıyor. Bazı hastalarda öksürükle beraber balgam ya da küçük kanamalar da görülebiliyor. Hastalık iyice yaygınlaştığında, bacaklarda şişme, karaciğerde büyüme, karında sıvı toplanması, boyun damarlarında genişleme, tırnak ve dudaklarda morarma gibi sağ kalp yetersizliği bulguları ortaya çıkıyor. Oturur durumda bile nefes darlığı oluyor. Hastalık çok yavaş seyrediyor.
ARENOLÖKODİSTROFİ: İLK BELİRTİLER 5-8 YAŞ ARASI GÖRÜLÜYOR 5-8 yaşları arasındaki çocuklarda görülen hastalığın ilk belirtileri işitme ve görme bozuklukları ve davranış değişiklikleri olarak ortaya çıkıp daha sonra hastayı ölüme kadar götürebilen bir seyir izleyebiliyor. Arenolökodistrofi, başrollerini Nick Nolte ve Susan Sarandon’un oynadığı,Türkçe’ye ‘Lorenzo’nun Yağı’ diye çevrilen 1992 yapımı bir filme de konu olmuştu....
24 Şubat 2017 Cuma
Sağlık Bakanlığı Sözleşmeli Personel Alımı
Sağlık Bakanlığı, 3 bin 890 sözleşmeli personel alacak. Başvurular, 2 ila 9 Mart tarihleri arasında yapılacak.
Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu taşra teşkilatı hizmet birimlerinde istihdam edilmek üzere ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirme ile ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeylerinde sözleşmeli sağlık personeli alınacak.
Sözleşmeli sağlık personeli pozisyonlarının bulunduğu KPSS-2017/3 Tercih Kılavuzu, ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden yayınlanacak.
Tercih işlemlerinde lisans düzeyindeki pozisyonlar için 2016-KPSS Lisans, ön lisans ve ortaöğretim düzeyindeki pozisyonlar için 2016-KPSS Ortaöğretim - Ön Lisans sınav sonuçları kullanılacak.
Başvurular ne zaman başlayacak
Adaylar tercihlerini, 2 - 9 Mart 2017 tarihleri arasında tercih kılavuzunda belirtilen kurallara göre ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden T.C. Kimlik Numarası ve şifresini girerek yapabilecek. Perfüzyonist pozisyonunda tercih yapmak isteyen adayların, tercih işlemlerinin başlayacağı 2 Mart 2017 tarihinden önce Devlet Personel Başkanlığı Kamu Personel İstihdamı Dairesi Başkanlığına şahsen başvuru yapmaları gerekiyor
Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu taşra teşkilatı hizmet birimlerinde istihdam edilmek üzere ÖSYM tarafından yapılacak merkezi yerleştirme ile ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeylerinde sözleşmeli sağlık personeli alınacak.
Sözleşmeli sağlık personeli pozisyonlarının bulunduğu KPSS-2017/3 Tercih Kılavuzu, ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden yayınlanacak.
Tercih işlemlerinde lisans düzeyindeki pozisyonlar için 2016-KPSS Lisans, ön lisans ve ortaöğretim düzeyindeki pozisyonlar için 2016-KPSS Ortaöğretim - Ön Lisans sınav sonuçları kullanılacak.
Başvurular ne zaman başlayacak
Adaylar tercihlerini, 2 - 9 Mart 2017 tarihleri arasında tercih kılavuzunda belirtilen kurallara göre ÖSYM’nin internet sitesi üzerinden T.C. Kimlik Numarası ve şifresini girerek yapabilecek. Perfüzyonist pozisyonunda tercih yapmak isteyen adayların, tercih işlemlerinin başlayacağı 2 Mart 2017 tarihinden önce Devlet Personel Başkanlığı Kamu Personel İstihdamı Dairesi Başkanlığına şahsen başvuru yapmaları gerekiyor
Etiketler:
PERSONEL İLAN,
SON DAKİKA
Yer:
İstanbul, Türkiye
23 Şubat 2017 Perşembe
NASA: Dünyaya Benzeyen 7 Yeni Gezegen Bulundu
NASA yetkilileri, bir grup uzay bilimci ekibin dünyaya 40 ışık yılı mesafede bir yıldızın yörüngesinde 7 gezegenin bulunduğunu açıkladı.
Bern Üniversitesinden Prof. Brice- Olivier Demory, Jüpiter büyüklüğündeki Trappist-1 adındaki serin yıldızın etrafından dönen 7 gezegenden üçünün yıldıza içinde hayat bulunabilecek yakınlıkta olduğunu, diğer dördünün de hayat bulunma ihtimali olduğunu söyledi.
ABD'nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Spitzer Uzay Teleskopu’nun Trappist-1 yıldızının güneş sistemine benzer bir yapıda olduğunu gösterdiğini açıkladı.
NASA’nın Bilim Misyon Direktörlüğünden Thomas Zurbuchen, bu keşfin ikinci bir dünyanın bulunma ihtimalinin an meselesi olduğunun işaretini verdiğini söyledi. Zurbuchen, NASA, bu keşfin, güneş sisteminin dışında tek bir yıldızın etrafında bu kadar çok sayıda yaşanabilir gezegenin bulunmasının bir rekor olduğunu sözlerine ekledi.
Bu 7 gezegenin, güneşe en yakın olan Merkür’den yıldıza daha yakın bir yörüngede olmasının sık geçişlere yol açacağı, gözlem ve veri toplama konusunda çok büyük fırsatlar sağlayabileceği ifade edildi.
Güneşin onda bir boyutundaki Trappist-1 yıldızının çok küçük ve soğuk olması sebebiyle, etrafındaki gezegenlerin yıldıza yakın yörüngede olmasına rağmen içlerinden en az üçünde yeteri kadar su ve hayat olmasının mümkün olabileceği ifade edildi.
Bern Üniversitesinden Prof. Brice- Olivier Demory, Jüpiter büyüklüğündeki Trappist-1 adındaki serin yıldızın etrafından dönen 7 gezegenden üçünün yıldıza içinde hayat bulunabilecek yakınlıkta olduğunu, diğer dördünün de hayat bulunma ihtimali olduğunu söyledi.
ABD'nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Spitzer Uzay Teleskopu’nun Trappist-1 yıldızının güneş sistemine benzer bir yapıda olduğunu gösterdiğini açıkladı.
NASA’nın Bilim Misyon Direktörlüğünden Thomas Zurbuchen, bu keşfin ikinci bir dünyanın bulunma ihtimalinin an meselesi olduğunun işaretini verdiğini söyledi. Zurbuchen, NASA, bu keşfin, güneş sisteminin dışında tek bir yıldızın etrafında bu kadar çok sayıda yaşanabilir gezegenin bulunmasının bir rekor olduğunu sözlerine ekledi.
Bu 7 gezegenin, güneşe en yakın olan Merkür’den yıldıza daha yakın bir yörüngede olmasının sık geçişlere yol açacağı, gözlem ve veri toplama konusunda çok büyük fırsatlar sağlayabileceği ifade edildi.
Güneşin onda bir boyutundaki Trappist-1 yıldızının çok küçük ve soğuk olması sebebiyle, etrafındaki gezegenlerin yıldıza yakın yörüngede olmasına rağmen içlerinden en az üçünde yeteri kadar su ve hayat olmasının mümkün olabileceği ifade edildi.
Bu Kadarı da Olmaz !!! Türkiye'nin Çocuk Gelin Karnesi
Çocuk yaşta evlendirilen bunca çocuğun günahlari bizim sırtımıza vebaldir.
Bolu'da imam nikahıyla evlendirilen 11 yaşındaki kız çocuğunun sekiz aylık hamile olduğu ortaya çıktı.
Samsun'da otomobil çarptı diye koma halinde hastaneye getirilen 14 yaşındaki kız çocuğunun, imam nikahlı eşi tarafından odunla dövüldüğü, sonra da kaza süsü vermek için motosikletle üzerinden geçildiği anlaşıldı.
Ordu'da 13 yaşındayken para karşılığında evlendirilen kız çocuğu, sürekli dayak yediği 40 yaşındaki herifin evi terketmesi üzerine, kendi ailesi tarafından kabul edilmedi, henüz 17 yaşındayken üç çocuğuyla ortada kaldı.
Gaziantep'te özel hastanede 18 yaşında birinin kimliğiyle doğum yaptırılan kız çocuğunun, aslında 12 yaşında olduğu tespit edildi.
Adana'da 13 yaşındaki kız çocuğuna düğün yapıldı.
Sakarya'da kuzeniyle evlendirilen 15 yaşındaki kız çocuğu, evden kaçıp polise sığındı.
Tekirdağ'da bir noterin, 14 yaşındaki kızlarını evlendirmek isteyen ana-babaya muvafakatname verdiği belirlendi.
Tokat'ta evlendirilen 12 yaşındaki kız çocuğunun dört aylık hamile olduğu anlaşıldı.
Ağrı'da 16 yaşında evlendirilen kız çocuğu, işkence yapılmış, tuvalette eli kolu bağlanmış halde bulundu.
İzmir'de 12 yaşında evlendirilen kız çocuğu, sezaryenle doğum yaptı.
Adana'da imam nikahıyla evlendirilen 16 yaşındaki kız çocuğu, trenin önüne atladı. Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu'nda konuşan Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyesi, bizzat yaşadığı hadiseyi anlattı, “yol kenarında bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm, 16 yaşındayken evlendirilmiş, anne olmuş, bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, bebeğiyle birlikte ağlıyordu, aslında orada bir anne ağlamıyordu, iki çocuk ağlıyordu” dedi.
Kayseri'de para karşılığında evlendirildiği herif tarafından sokağa atılan, kamyonet kasasında yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğu, av tüfeğiyle canına kıydı.
Konya'da 16 yaşındayken evlendirilen kız çocuğu, inşaatın yedinci katından atladı.
Siirt'te dünyaya geldi, ismi Kader'di, 12 yaşında evlendirildi, 13 yaşında anne oldu, 14 yaşında canına kıydı, adı üstünde kaderi böyleymiş denildi, geçildi.
12 yaşındayken iki bilezik karşılığında 40 yaşındaki evli herife kuma verildiği ortaya çıkan kız çocuğu “yanına yatmaya korkardım, bana oyuncak almayınca ağlardım” dedi.
11 yaşındayken 40 yaşındaki herifle evlendirilen kız çocuğu “çocuk doğuramıyor diye dövüldüğünü, üç dört sene kaynanasının koynunda yattığını” söyledi.
30 yaşında biriyle evlendirilen 13 yaşındaki kız çocuğu, seneler sonra gazete röportajında anlattı: “İlk gece beni tek başıma odaya soktular, korkudan bayıldım, kolonya verdiler, evlendirildiğim kişi odaya geldi, ‘hadi gel seninle evcilik oyunu oynayalım' dedi, bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım…”
12 yaşındayken okulundan alınıp, başlık parası karşılığında 50 yaşındaki adamla evlendirildigi anlaşılan kız çocuğu “derslerim çok iyiydi, rüyamda sürekli mezun olduğumu, diploma aldığımı görüyorum” dedi.
Henüz 14 yaşındayken 10 bin lira karşılığında, beş çocuk, dokuz torun sahibi 70 yaşındaki herife verilen kız çocuğu, seneler sonra bu konuda araştırma yapan üniversite ekibine anlattı, “annemi asla affetmeyeceğim, hayatımı değiştirme imkanım olsaydı, en önce babamı değiştirirdim” dedi.
Bolu'da imam nikahıyla evlendirilen 11 yaşındaki kız çocuğunun sekiz aylık hamile olduğu ortaya çıktı.
Samsun'da otomobil çarptı diye koma halinde hastaneye getirilen 14 yaşındaki kız çocuğunun, imam nikahlı eşi tarafından odunla dövüldüğü, sonra da kaza süsü vermek için motosikletle üzerinden geçildiği anlaşıldı.
Ordu'da 13 yaşındayken para karşılığında evlendirilen kız çocuğu, sürekli dayak yediği 40 yaşındaki herifin evi terketmesi üzerine, kendi ailesi tarafından kabul edilmedi, henüz 17 yaşındayken üç çocuğuyla ortada kaldı.
Gaziantep'te özel hastanede 18 yaşında birinin kimliğiyle doğum yaptırılan kız çocuğunun, aslında 12 yaşında olduğu tespit edildi.
Adana'da 13 yaşındaki kız çocuğuna düğün yapıldı.
Sakarya'da kuzeniyle evlendirilen 15 yaşındaki kız çocuğu, evden kaçıp polise sığındı.
Tekirdağ'da bir noterin, 14 yaşındaki kızlarını evlendirmek isteyen ana-babaya muvafakatname verdiği belirlendi.
Tokat'ta evlendirilen 12 yaşındaki kız çocuğunun dört aylık hamile olduğu anlaşıldı.
Ağrı'da 16 yaşında evlendirilen kız çocuğu, işkence yapılmış, tuvalette eli kolu bağlanmış halde bulundu.
İzmir'de 12 yaşında evlendirilen kız çocuğu, sezaryenle doğum yaptı.
Adana'da imam nikahıyla evlendirilen 16 yaşındaki kız çocuğu, trenin önüne atladı. Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu'nda konuşan Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyesi, bizzat yaşadığı hadiseyi anlattı, “yol kenarında bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm, 16 yaşındayken evlendirilmiş, anne olmuş, bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, bebeğiyle birlikte ağlıyordu, aslında orada bir anne ağlamıyordu, iki çocuk ağlıyordu” dedi.
Kayseri'de para karşılığında evlendirildiği herif tarafından sokağa atılan, kamyonet kasasında yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğu, av tüfeğiyle canına kıydı.
Konya'da 16 yaşındayken evlendirilen kız çocuğu, inşaatın yedinci katından atladı.
Siirt'te dünyaya geldi, ismi Kader'di, 12 yaşında evlendirildi, 13 yaşında anne oldu, 14 yaşında canına kıydı, adı üstünde kaderi böyleymiş denildi, geçildi.
12 yaşındayken iki bilezik karşılığında 40 yaşındaki evli herife kuma verildiği ortaya çıkan kız çocuğu “yanına yatmaya korkardım, bana oyuncak almayınca ağlardım” dedi.
11 yaşındayken 40 yaşındaki herifle evlendirilen kız çocuğu “çocuk doğuramıyor diye dövüldüğünü, üç dört sene kaynanasının koynunda yattığını” söyledi.
30 yaşında biriyle evlendirilen 13 yaşındaki kız çocuğu, seneler sonra gazete röportajında anlattı: “İlk gece beni tek başıma odaya soktular, korkudan bayıldım, kolonya verdiler, evlendirildiğim kişi odaya geldi, ‘hadi gel seninle evcilik oyunu oynayalım' dedi, bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım…”
12 yaşındayken okulundan alınıp, başlık parası karşılığında 50 yaşındaki adamla evlendirildigi anlaşılan kız çocuğu “derslerim çok iyiydi, rüyamda sürekli mezun olduğumu, diploma aldığımı görüyorum” dedi.
Henüz 14 yaşındayken 10 bin lira karşılığında, beş çocuk, dokuz torun sahibi 70 yaşındaki herife verilen kız çocuğu, seneler sonra bu konuda araştırma yapan üniversite ekibine anlattı, “annemi asla affetmeyeceğim, hayatımı değiştirme imkanım olsaydı, en önce babamı değiştirirdim” dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
En Çok Okunanlar
-
Valilik tarafından yapılan açıklamada, "İl Jandarma Komutanlığı görevlilerimizce bölücü terör örgütü faaliyetlerinin deşifre edilmesi...
-
NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutan Yardımcısı General Bradshaw ' Rusya'nın söz konusu eylemlerinin" askeri adımlar atılması...
-
"Yeryüzünde 45 Müslüman ülke var. Bu Müslüman ülkelerden hiçbiri son 200 senede herhangi Hristiyan bir ülkeye saldırmadı. Askerî sald...
-
Dün hayatını kaybeden Rusya'nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitaly Churkin, son 3 ayda hayatını kaybeden 5'inci Rus diplo...
-
Arap işadamı Muhammet Abdülhamit El Kattan ile Türkiye'deki yatırım ortağı Burçin Şahin, yapmayı planladıkları yatırımları görüşmek üz...
-
Tartışmalara ve çok sayıda protestoya neden olan İBB’nin Sarıyer Kısırkaya Hayvan Barınağı hakkında Hayvan Haklarını Koruma ve Geliştirme ...
-
Halkların Demokratik Partisi Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın milletvekilliği düştü. TBMM Genel Kurulunda Figen Yüksekdağ'ın ...
-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu onayladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, A...
-
Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın, Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili yaptığı açıklamada, "Birliklerimiz El Bab'ın merkezine gir...
-
Psikoterapist/Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, "Bilişim çağında olduğumuz düşünüldüğünde ihtiyacımız olan ...













